Akran Zorbalığı İle Nasıl Baş Edebilirim?

AKRAN ZORBALIĞI İLE NASIL BAŞ EDEBİLİRİM?

Okula başlayan her çocuk gibi her ebeveyn de aynı şekilde korku ve şüphe yaşamaktadır. Uyum sağlayabilecek mi? Okulu ve arkadaşlarını sevecek mi? Arkadaşları onu kabullenecek mi? Bazen tek bir soru çocuğumuzun tüm okul hayatına bakış açısını değiştirmesine ve olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilir.

Bu hafta sizlere genel olarak çocukların karşılaştığı ve ailelerin çözüm bulmakta zorlandığı bir konudan bahsedeceğim:”Akran Zorbalığı”

Öncelikle Akran Zorbalığı nedir?

Zorbalık genel olarak tabir edilmesi gerekirse, bir kişinin yapmak istemediği ya da maruz kalmak istemediği şeye zorlanması olarak tanımlanabilir. Akran zorbalığı olarak tanımlayacak olursak işin davranışsal, sözel, fiziksel vb. birçok boyutunu ele almamız gerekecektir. Bir eylem başlı başına her zaman zorbalık olarak ifade edilmez. Zorbalık olarak sayılması için bazı nitelikler taşıması gerekmektedir. Örneğin;

-Bilinçli olarak karşıdaki kişiye zarar verme isteği ve bu amacı güden davranışlar sergileme,

-Davranışı gerçekleştiren kişinin bu davranışı sürekli yapıyor olması gerekmektedir. Bir başka deyişle bir kere yapılması değil devamlı yapılması,

-Zorbalık yapan kişi ve zorbalığa uğrayan kişi arasında güç dengesinin bulunmaması,

Zorbalığa uğrayan kişinin zorbalık yapan kişiye karşı savunmasız ve çaresiz hissetmesi ,

gibi durumlar bir davranışın zorbalık olarak adlandırılmasına ve zorba kişinin ortaya çıkmasına neden olur.

Okul öncesi dönemde akran zorbalığı olur mu?

Anne-babalar bazen şu sorularla geliyor karşımıza: “ Çocuğum falan kişiden bahsediyor ve ona vurduğunu söylüyor. Sürekli hale geldi, her gün bahsediyor.” Evet bu telaşlanılması gereken bir durum ancak üzerinde düşünülüp muhakeme edilmesi gereken de bir durum. Çocuğunuzla ilk olarak siz konuşun. Neler yapıyor gün içerisinde ve nasıl oyunlar oynuyor diye, oyunlar üzerinden anlaşmaya çalışın. Özellikle erkek çocukları okula başladıkları ilk döneme kıyasla ilerleyen zamanlarda arkadaşlarından gördükleri şekilde oynamaya başlıyorlar. Güç, hareket, hız, sertlik gerektiren her oyun hoşlarına gidiyor ve bunları rol model alıp taklit etmek isteyebiliyorlar. Davranışın temelinde çocuğunuzun da fırsat verdiği bir şeyler olup olmadığına dikkat etmeniz gerekiyor.

Bir başka nokta ise, çocuklar gördükleri, gözlemledikleri ve şahit oldukları bazı durumları anlarlar fakat yanlış yorumlarlar. Hatta bilmedikleri bir kelimeyi anlatmak istiyorlarsa yerine çok farklı bir kelime kullanabilirler. “Anne arkadaşım bana vuruyor.” Bu cümle ilk bakışta çok zarar verici görünüyor. Ancak olaya genel olarak şahit olduğunuzda aslında vurma olayının daha çok bir oyun olduğunu ve bu durumu oyun oynarken özellikle erkek çocuklarının oyununun bir parçası olduğunu görüyorsunuz. Sizini çocuğunuz evde bu tarz davranışlar sergilemese de ortamı sağlandığında bu gibi davranışları o da destekliyor ve uyguluyor olabilir.

Hangi davranışlar ve söylemler zorbalıktır?

Bir vaka üzerinden durumu anlatarak açıklamak istiyorum:

5 yaşında bir çocuk ve oldukça hareketli bir yapıya sahip. Babanın ilgi konusunda çocuğu eksik bıraktığını gözlemliyoruz ve çocuğun okul içerisinde gidiş gelişlerde sürekli bir ilgi çekme çabası içerisinde olduğunu gözlemliyoruz. Kendisi lider olduğu sürece oynadığı oyunlarda bir problem yok ancak gün içerisinde bir arkadaşını ağlatmadıkça , canını acıtmadıkça sakinleşmiyor ve odaklanamıyor. Bir şeye sinirlendiğinde ya da oyunlarda lider olamadığında sakinleşmek için güçsüz gördüğü ve kendisine cevap veremeyecek birini seçiyor ve onun üzerinden kendini sakinleştirmeye çalışıyor. Karşısındaki kişi ağlamaya başladığında ise sakinleşip mutlu oluyor. Hatta bu mutluluğunun devam etmesi için sözel saldırılarına devam ediyor.

Bu durumu inceleyecek olursak, bir eksikliğini başka birinin eksikliğiyle ortadan kaldırmaya çalışan bir çocukla karşı karşıyayız. Davranışın birine zarar vermek olduğu da aşikar. Sürekli olması ve devam etmesi durumu da söz konusu olduğunda bu tarz bir davranışa Akran Zorbalığı diyebiliriz.

Bu yaş grubunda zorbalık genelde ya fiziksel ya da sözel olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak yaş grubu büyüdükçe dışlama, alay etme , hakkında yalan yanlış şeyler uydurma eşyalara zarar verme ve son zamanların ortaya çıkanlarından siber zorbalık gibi durumlara dönüşebiliyor. Böylesi durumlarda hem bunu uygulayan çocuğa hem de buna maruz kalan çocuğa ayrı ayrı destek verilmeli ve davranışların sıklığını azaltmak adına girişimlerde bulunulmalıdır.

Peki ne yapılmalı?

Bu konuda her iki çocuğun ailesinin de iş birliği içerisinde bu sorunu çözmeye odaklı olması çok önemlidir.

Bu duruma maruz kalan çocuğun kendini koruyabilmek adına savunma geliştirmesi gerekebilir. Bu savunma şiddete başvurma olarak algılanmamalı. Bulunan ortamı terk etme, ağlama davranışı sergiliyorsa bundan vazgeçmeye çalışma , görmezden gelme gibi çocuğa özel çözüm yolları bulunmalıdır.

Zorbalık deneyen çocuğun mutlaka bir uzman desteği alması gerekmektedir. Ancak başta ailenin desteği bu konuda çok önemlidir. “Benim çocuğum yapmaz.” Demek yerine “ Çocuğum neden bunu yapıyor?” sorusunun cevabını aramaları gerekmektedir. Bu soruya cevabı bulduktan sonra çözüme ulaşmak da aynı şekilde kolaylaşacaktır.

“Sen de ona yap.” Gibi birbirine karşı kışkırtıcı cümleler yerine neden-sonuç odaklı cümleler kurarak davranışın sebebini anlamasını sağlamalısınız.

İki aile iş birliği içerisinde çalışmak ve çözüm üretmek istiyorsa , ortaya çıkan sorunla ilgili değil bu soruna sebep olan nedenleri araştırmakla başlamalıdırlar. “Sorunları konuşmak çözüm değil daha çok sorun ortaya çıkarır.”

Çocukla oyun oynayarak da bu duruma maruz kalıyor mu yoksa bu durumu gerçekleştiriyor mu? Öğrenebilirsiniz. Oyun içerisindeymişsiniz gibi hissettirerek böyle bir duruma neyin sebep olduğunu sorabilirsiniz. Çocuk o an için davranışına odaklandığınızı fark etmediğinden ve suçlayıcı bir tutum içerisinde olduğunuzu düşünmediğinden size doğru ve net cevaplar verecektir.

Çocuklar her zaman güzeli öğrenmiyor maalesef, bazen acı ve zor durumlarla da karşılaşabiliyorlar. Böylesi durumlarda onlara destek olabilmek, iyiye ve güzele yönlendirebilmek için hep mutlu ve çözüm odaklı kalalım …

Uzm. Çocuk Gelişimci Sena ALPSOY

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Etkili Öğrenme Ortamı

Öğrenme, bireyin hayatı boyunca devam ettirdiği bir süreçtir. Öğrenme sadece okul içinde, dört duvar arasında değil, hayatın her alanında ve anında olağan bir durumdur.

STEM Nedir ? Ne Değildir?