Çocuklar Neden Sürekli Çizer?

Hepimizin ya da çocuğu olan her ailenin mutlaka yaşadığı şeylerden biride çocuklarının eline geçirdiği kalem yadaboyalarla buldukları yüzeyleri çizgilerle doldurmalarıdır. Bu evimizin duvarı olabileceği gibi evimizin zemini, masa, koltuk halı gibi yüzeylerde olabilir. Peki çocuklar neden sürekli bir yerleri çizme veya karalama ihtiyacı hisseder? Bu eylemi bizi kızdırmak için mi yaparlar? Yoksa bu davranış zarar vermek için midir? Ya da gelişmelerinin doğal bir sürecimidir?  Acaba yeteneklerinin gelişmesindeki en önemli basamak bu karalama sürecimidir? Bunlara benzer bir sürü soru oluşturabiliriz. Bu sorulara cevap bulmanın en güvenli yolu çocuğu iyi gözlemleyip doğru değerlendirmekten geçer.

“Çizmek” hatta “karalamak” çocuk için bir ihtiyaçtır. Kağıdınüzerinde kalemin bıraktığı iz onun için ilk keşiflerden biridir. Özellikle bu çizgileri, kalemi her hareket ettirdiğinde farklı şekiller olarak devam ettiğini görmesi onu daha fazla heyecanlandıracak ve daha fazla denemeye sevk ettirecektir. Çocuk için bu deney süreci sürekli değişeceğinden ilgisi de sürekli artacaktır. Bir süre sonra çizgilerin kesiştiği her bölgeye yeni anlamlar yüklemeye başlayacak ve hikayeleroluşturacaktır. Bu dönemde resimler daha çok oyun amaçlıdır. Kağıt üzerinde gelişigüzel çizgiler kendini ilk 10-12. aylarda, daha sağlıklı olarak ise 18. ay dolaylarında göstermeye başlar. İlk başlarda dik ve bütün parmaklarıyla kavradığı çizme aracı bir süre sonra normal kalem tutma şekline bürünür. Çocuğa verilecek malzeme yaşıyla ters orantılıdır. Yani çocuk ne kadar küçükse büyük malzeme, ne kadar büyükse küçük malzeme vermemiz gerekir. O bir şeyi tutarken beş parmağını ve elinin ayasını kullanarak nesneyi kavrar . Hareketleri koldandır. Bileğini ve dirseğini kullanamaz. Bu durum 8-9 yaşına kadar sürer. Bu nedenle onlara küçük yaşlarda büyük malzeme vermemiz gerekir. Hatta odalarının duvarlarını, belirlediğimiz uygun bir zemini kağıt ile kaplayıp, rahat çalışmasını sağlarsak onun gelişmesinde çok önemli bir döneminin olumlu geçmesine yardım etmiş oluruz. Verilere göre bir insanın belirgin hatlarını kağıt üzerinde uygulayabilme kapasitesi, 4 yaşında bir çocuk için “zekice” bir davranıştır. Bu çizim işlemindeki performans; çeşitli bilişsel, motor, algısal, dikkate yönelik ve motivasyonel kapasitelere dayanır. Dikkatli ebeveynler küçük uyarı ve yönlendirmelerle doğru kalem tutmayı öğretmiş olurlar. Bu tür davranışlar,   çocuğun hem motor gelişimi hem de kendini ifade etme arzusunu yansıtması açısından çok önemlidir. Doğduğu andan itibaren keşif süreci içinde olan çocuk, sürekli gözlem halindedir. Başlarda gelişigüzel olarak ortaya çıkan karalamalar, 1,5 – 4 yaş arasındaki dönemde, yetişkinlerin de anlayabileceği şekilde çizgiye döner ve bu süreç içinde ciddi gelişimi gözlemlemek mümkündür. Çizimler en başta kontrolsüz olarak karalamalar şeklindedir. Bu daha sonra kontrollü karalamalara dönüşür, daha sonra bu karalamaları bir objeyle benzeştiren çocuk bunları isimlendirmeye başlar ki bu döneme isimlendirilen karalamalar denebilir. Bu dönem kendi içinde üç aşamada gelişir.

Düzensiz karalama donemi; ilk dönemlerde çizilen gelişigüzel karalamalardan oluşur. Çizgilerin hiçbir anlamı yoktur. Her hangi bir objeye ya da şekle benzemez. Bu çizgiler bazen iç içe geçen sık çizgiler bazen de bir biriyle kesişmeden devam eden çizgiler olabilir. Çizgiler anlamsız olsa da çocukların anlatacağı bir hikayesi mutlaka vardır. Etraflarındaki bir çoknesneyle bağdaştırabilirler.

Karalamanın bilindiği dönem; çizim giderek daha anlamlı bir şekil alır. Geometrik şekiller belirginleşir. Daire, üçgen veya kare anlam kazanmaya başlar. Bu süreçte çocuklara buldukları şekillerin neye benzediğini sormak oyun haline getirilmelidir. Böylece daha çok sorgulamasına ve hayal gücünün gelişmesine destek olabiliriz.

Sembolik karalama dönemi; artık çocuk yaptığı çizimler hakkında bilgi verebilir. Bir çok çizdiği şekli siz sormadan anlamlandırabilir. Çizgiler karalamadan çıkmaya başlamıştır. Bir anlamda çocuğun keşfe başladığı en önemli adımlardan biridir diye nitelendirebiliriz. Kullandığı kâğıdın büyüklüğü, figürleri kâğıda yerleştiriş şekli, renk seçimi onun ruh halini yansıtıyor. Büyükler tarafından herhangi bir şeye benzetilmese de bu çizimler, çocuğun anlatmakta zorlandığı sıkıntıları, sevinçleri, kişilerarası ilişkileri, beklenti ve umutlarına işaret eder. Ayrıca araştırmalarda elde edilen bulgular, sanat eğitimi ile bilim eğitiminin birbirlerine verebileceği çok fazla şey olduğunu da gösteriyor. Sizlerle 1994 ve 1996 yılları arasında İngiltere ve Wales’te doğan ve nüfusun çoğunluğunu temsil eden sosyo-ekonomik durum, etnik köken ve ailevi mesleklerden gelen ikiz çocuklar arasında yapılan bir araştırmayı paylaşmak istiyorum. Bu araştırma da; İkizler 4 yaşına bastıklarında ailelerine soru anketleri ve “Bir Çocuk Çiz” testleri gönderiliyor. Bu testler, ilk kez 1926 yılında geliştirilen ve küçük çocuklardaki zeka düzeyini ölçmeye yarayan bir yöntem olarak kullanılmış. Ailelerden adım adım şunları yapması isteniyor:Eğer bir kızınız varsa: “Bana bir kız çocuğu resmi çiz. Yapabileceğinin en iyisini yap. Kızın tamamını çizdiğinden emin ol.” Eğer bir oğlunuz varsa: “Bana bir erkek çocuğu resmi çiz. Yapabileceğinin en iyisini yap. Çocuğun tamamını çizdiğinden emin ol.” Eğer çocuğunuz tereddüt ederse, “Hepsini kendi başına çiz. Ben de seni seyredeceğim. Resmi istediğin gibi çiz, ama sadece çizebileceğin en iyi resmi çiz” gibi sözlerle onu cesaretlendirin. Vücudun hangi bölümlerini çizmesi gerektiğini söylemeyin. Çocuğunuzun resme dahiledebileceği, vücudun herhangi bir bölümünden bahsetmemeniz çok önemli. Eğer çocuğunuz resim henüz bitmiş gibi görünmeden çizmeyi bırakırsa, “Çocuk bitti mi? Çocuğun tamamı bu mu?” diye sorun. Çocuğunuz resmi bitirdiğinde resme baktığınızdan ve bitirdiği için onu takdir ettiğinizden emin olun. Çizimler daha sonra sıfırdan 12’ye kadar olan puanlarla, vücudun kaç tane parçasının resme dahiledildiğine dayanarak derecelendirildi. Baş, gözler, burun, ağız, kulaklar, saç, gövde, bacaklar, kollar, ayaklar ve kıyafetin her birinin varlığı için bir puan verildi. Çizimdeki tamlık ile zekaarasında bir ilişki bulmuş olsalar da, araştırmacılar çizim yeteneğinin zekayı belirlemediğine aksine bu yeteneğin zekadan kaynaklandığına vurgulamışlar. Dolayısıyla boş bir sayfa ve bir kutu pastel boya, yeni bir yetişkin değerlendirmesi aracı olmaktansa, hayale dayalı oyun ve deney yapmak için var olan en güvenilir yol olarak kalmaya devam etmelidir.Unutmayalım bizim için önemsiz olan bir parça ip bir kibrit kutusu yetenekli bir çocuk için bir buluşun ana malzemesi olabilir. İzleyin, anlayın ve destekleyin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Yetenekli Çocuklar Bize Resimlerle Ne Anlatır?

Eğitim; Bireyde istendik yönde davranış değişikliği oluşturmaktır. Sanatta eğitim ise; Read’in ifadeleriyle“sanat eğitiminin amacı sanat için eğitim değildir. Çocuklar kendilerini tam olarak...

STEM Nedir ? Ne Değildir?