Çocuklarda Coronavirüs Farkındalığını Nasıl Sağlayabiliriz?

Dünya genelinde aylardır uğraşılan ve çözüme ulaşamayan bir sorunumuz var. Ne yazık ki yakın zamanda ülkemizde de görülmeye başlandı ve yurt dışı dönüşleri, dönenleri ziyaret, insanımızın tedbirsizliği ve daha birçok nedenden ötürü virüsün yayılma hızı arttı. Gördüğümüz, duyduğumuz sayılar umarız ki azalarak biter.

Bizler bir şekilde bu virüsün bulaşması riskinden kaçmak , uzaklaşmak için bazı önlemler alıyoruz. Çocuklarımız için de bu önlemleri canla başla uyguluyoruz. Peki geride zihnimizde kalan ve bizi korkutan duygularla baş edebiliyor muyuz? Biz baş edebiliyorsak bile çocuklarımıza durumu nasıl yansıtıyoruz? Onları korkutuyor muyuz? Endişeli ve güvensiz mi hissettiriyoruz yoksa yerinde uyarılarla destek olup süreci normal bir şekilde atlatmaya mı çalışıyoruz?

 

Şu an olağanüstü hal olmamış olsa bile her evde bir olağanüstü hal ilan edilmiş durumda. “Oraya dokunma!, Dışarı çıkamazsın!, Hayır arkadaşların gelemez!, Biz dışarı çıkamayız! Dışarı çıkabiliriz ama hiçbir yere dokunmayacaksın!” gibi birçok söz ile çocukları bilinmezlik ve korku ile başa çıkmak zorunda bırakabiliyoruz. Çocuklara içinde bulunduğumuz durum elbette ki anlatılmalı.

Peki Nasıl Anlatalım?

Karanlık korkusu, ayrılma korkusu, canavarlardan korkma gibi pek çok şeyden korkan bir çocuğunuz olduğunu düşünün. Bu süreçte onu yukarı bahsettiğim şekilde cümleler kurarsanız çocukta yeni bir korku daha ortaya çıkarmış olacaksınız. Kendi kendine fikirler üretecek ve daha çok korkacak. Ancak bizler bu süreçte çocuklarımıza uygun dili ve ifadeleri seçebilmeliyiz

3 yaş ve daha küçükler…

Coronavirüs kelimesine bir şekilde duymuş olan 3 yaşından küçük bir çocuğumuz var diyelim. Dışarı çıkmak, parka gitmek istiyor, sürekli sorular soruyor. Şöyle dediğinizi varsayalım: “Virüs var, bak dokunursan ölürüz, dışarı çıkarsak bizi bulur, ölürüz.”

 Biz bu sürecin geçici olacağı ümidiyle kendimizi iyileştirirken çocukta şu algıyı oluşturuyoruz: “Dışarıda beni öldürebilecek korkunç bir şey var. Artık dışarı çıkamam. Ya evde de varsa? Zaten göremiyoruz, ya beni takip ediyorsa?” Zaten kendi varlığının yeni farkına varabilen çocuğa anlamsız mesajlar ve korkular yüklemiş oluyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken şey çocuğa uygun bir dil ile anlatmak olacaktır.

“Kendi sağlığımız için ihtiyacımız olmadıkça dışarı çıkmamalıyız.” dediğinizde “Neden?” sorusunu duyuyorsanız 3 yaş ve öncesi için ; aşırı detay vermeye gerek yok, oyuna çevirebilirsiniz. “Oyun oynuyoruz, biz saklanıyoruz ki o bizi bulamasın” şeklinde açıklama yapabilirsiniz.

4 yaş üzeri çocuklar için…

4 yaş ile başlayan süreçte çocuklarımız “ben” olmayı öğrendiler ve artık psikolojik olarak bazı şeylerin farkına varmaya başladılar. Her şeyin farkına vardıkları bu dönemde çevrelerinde olup bitenden de haberdar olmak ve bilgi almak isteyeceklerdir. Krizi fırsata dönüştürmek adına yaptıklarınıza ve söylediklerinize dikkat etmelisiniz.

Çocuğunuz bir şekilde (haberlerden, sizden, telefonda konuştuğu birinden vs.) Corona ismini duydu diyelim. Gelip size sordu: “Anne, baba corona ne?”

Telaşlanıp da “Nerden duydun bunu, hayır yok öyle bir şey nereden bileceksin sen!” ya da çeşitli benliğini zedeleyici cümleler kurmak yerine, “Oğlum/kızım evet bu bir virüs ve ismi de Corona. Bugünlerde çokça duyuyoruz dışarıda dolaşıyormuş. Çok minik olduğu için göremiyoruz. Ama kendimizden uzak tutmanın bir yolu var biliyor musun? Hani biz her zaman ellerimizi yıkıyoruz ya, yine ellerimizi su ve sabunla yıkayacağız. Bu virüs sabundan hiç hoşlanmıyormuş. Sabunu görünce hemen gidiyormuş. Su ile de durulayınca hiçbir şey kalmıyormuş.” şeklinde hikayeleştirebilirsiniz.

Ancak bu süreçte şunlar UNUTULMAMALI!

Çocukların takıntılı davranışlara dönüştürmemesi için ellerin hangi zamanlarda yıkanması gerektiği belirtilmelidir. Örneğin; bu el yıkama önceki rutinden farklı olmamalıdır. Yemekten önce, yemekten sonra, uyanınca, uyurken, bir yere dokunduğumuzda, dışarıdan geldiğimizde gibi sınırları belirtir ve söylerseniz çocukta ilerleyen süreçte takıntılı el yıkama durumu ortaya çıkmamış olacaktır.

Unutmayalım, kaygı korkunun besleyicisidir. Önlemlerinizi aldığınız sürece çocukları kaygılandırmamalıyız. Hassasiyetle ve sağlıklı geçen günler diliyorum…

Sena ALPSOY

Çocuk Gelişimi Uzmanı

E-mail: salpsoy32@gmail.com

2 YORUMLAR

  1. Bedirhan Bey, öncelikle değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Kızınızın yaşı bu durumda çok önemli , ayrıca sizler maske kullanıyorsanız o da kullanabilir bu süreçte. Yalnızca bunu alışkanlık haline getirerek “maske takarsak dışarı çıkabiliriz” fikrini oturtmamasına dikkat etmenizi öneririm. Bu anlamda eğlenmek ya da sıkıntı gidermek için dışarı çıkmanın gerekli olmadığını bilmenizi isterim. Evde ve balkonda, sıkıldığı zamanlar için yeni şeyler üretebilirsiniz. Örneğin; bir şeyler okuyorsanız balkonda başaşağı okumayı deneyebilirsiniz. Tabii bu süreçte çocuklarımıza beklemeyi öğretmek de çok önemli 🙂 iyi günler ve sağlıklı ömürler diliyorum ailenizle.

  2. Sena Hanim öncelikle akılda soru isareti birakmayan yaziniz icin teşekkürler, fakat bu şekilde davranildiginda kızımız yeteri kadar olgun olmadığı icin anlamiyor durumun ciddiyetini ve tahmin edeceğiniz üzere aşırı huysuzlukla surekli disari cikmak istiyor. En azindan markete giderken maske taksak ufaklığın anılarında, gelişiminde kötü bir iz birakmis olur muyuz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Yetenekli Çocuklar Bize Resimlerle Ne Anlatır?

Eğitim; Bireyde istendik yönde davranış değişikliği oluşturmaktır. Sanatta eğitim ise; Read’in ifadeleriyle“sanat eğitiminin amacı sanat için eğitim değildir. Çocuklar kendilerini tam olarak...

STEM Nedir ? Ne Değildir?