Dil-Konuşma Geriliği Yaşayan Çocuklar 7 İlgi Çekici Etkinlik

Çocuk Gelişimci olarak alanda aktif bir şekilde çalışmaya başladığımdan beri karşıma en çok çıkan problemlerin başında alt ıslatma, öfke ve ağlama krizleri, dil-konuşma geriliği gelmektedir. İncelediğim ve danışmaya gelen birçok vaka bu şikâyetlerle gelmekte ve bir çözüm beklemektedirler. Bu haftaki yazımda sizlerle “Dil-konuşma geriliği yaşayan çocukları nasıl fark ederiz, hangi gruplar risk olarak algılanmalı, hangi yaşlarda ne olursa tedbir almalıyız, evde ya da dışarıda desteklemek için bir uzman desteği dışında ebeveyn olarak bizler neler yapabiliriz?” sorularına yanıt bulacağız.

Öncelikle Dil-Konuşma Geriliği Yaşayan Çocukları Nasıl Fark Ederiz?

Bir çocukta dil-konuşma geriliği var diyebilmemiz için öncelikle çocuğun dönem özelliklerini ve bu özelliklerin ortalamasını bilmemiz gerekmektedir. Ancak burada her çocuk için bireysel farklılıklar olabildiğini hatırlatmak gerekmektedir. 6 aylık bir çocuk ma-ma, ba-ba, de-de gibi basit heceleri söylemeye başlarken 12 ay itibariyle artık kelimeleri telaffuz etmeye başlamaktadır. 18 ay dolaylarında kelime dağarcıkları iyice gelişmekte ve 24 aylıktan itibaren iki kelimeli anlamlı cümleler kurabilmelidirler. “Anne gel , abla git, su ver vb.” Yapılan araştırmalar günümüz çocuklarının eskiye oranla daha erken konuşmaya başladıklarını göstermektedir. Yapılan bir çalışmaya göre önceki yıllarda konuşma yaşı için 3 yaş normal kabul edilirken artık 1,5 yaştan itibaren akıcı bir şekilde konuşmaya başlayan çocuklar karşımıza çıkmaktadır.

  • Çocuk eğer kelimeleri ve sesleri doğru telaffuz edemiyorsa, konuşması sürekli birlikte olduğu kişiler dışında kimse tarafından anlaşılmıyorsa, 2 yaşını doldurduğu halde anne-baba gibi kelimeler dışında bir şey söylemiyorsa bu durumda bir uzmanla görüşülmeli ve mutlaka destekleyici önlemler alınmalıdır.

Riskli olarak nitelendirebilecek gruplara bakacak olursak; İşitme kaybı yaşayan çocuklar,
Ateşli hastalık, havale geçiren çocukları bu gruba dahil edebiliriz.

Unutulmamalıdır! Çocuklar için agulamalar ve ilk ses çıkarmalar her zaman evrenseldir ve işitme engelli çocuklar da dahil olmak üzere 9 aya kadarki süreçte bu sesleri çıkarabilirler. Önemli olan bu süreçte sizin gönderdiğiniz iletilere verdiği tepkileri takip etmektir.

KONUŞMA SESLERİNİN EDİNİM AŞAMALARI

Eğlenceli ve bir o kadar da mutluluk verici etkinlik önerilerimize gelelim:

1. Kaybolan Nesneyi Bulma Oyunu

Çocuğunuzun en çok sevdiği ve oynadığı oyuncakları belirleyin. Bu oyuncakları yarım daire oluşturacak şekilde dizin ve oyuncakların arkasına siz geçin. Önünde çocuğunuz otursun. Elleriyle gözlerini kapatmasını isteyin ve kendi uyduracağınız birkaç kelimelik kısa bir şarkı söyleyin. Sonuna da “Acaba hangisi kayboldu?” ekleyin. Bir oyuncağı arkanıza saklayın ve hangisinin olmadığını sorun. Bebek mi yok? Top mu kaybolmuş gibi onu yönlendirecek ve konuşmasına engel olacak sorulardan kaçının!

Böylece nesnelerin isimlerini öğrenmesi ve telaffuz etmesi konusunda zorlamadan çalışmış olacaksınız. Zamanla evdeki eşyaları da oyunuza dahil ederek çeşitlendirebilirsiniz.

2. Hikaye Anlattırma

Çocuğunuz ile birlikte okuduğunuz, onun çok sevdiği ve sürekli okuduğunuz bir hikaye seçin. Resimlerinin çok olmasına ve hikayeyi resimlere bakarak da anlatabileceği bir hikaye olsun. Belirli aralıklarla ve farklı zamanlarda bu hikayeyi okuyun. Ardından hikayeye tam anlamıyla hakim olduğunu düşündüğünüzde ondan hikayeyi anlatmasını isteyin. Söyleyemediği kelimelerde çok müdahale etmeden doğru telaffuzu ile tekrar edebilirsiniz. Örn; Çepeteyi yere düşürmüş. Diyorsa çocuğunuz “hmm Peçeteyi yere düşürmüüüş.” Gibi tekrar eden cümlelerle doğru kelimeyi zihninde oluşturabilirsiniz. Çocuklar tekrar eden ve bildikleri şeyleri severler. Sıkılmalarından korkmayın.

3. Tak-çıkar Puzzle

İster evdeki malzemelerinizle kendiniz bir eşleştirme ya da şekli doğru yere yerleştirme oyunu hazırlayın. İsterseniz de hazır satılanları ile kavramları ve kelimeleri öğretmek üzere çalışın. Bu konuda oyuncak seçimi ile ilgili olan yazımda basit materyallerle kendi oyuncağınızı kendiniz yapabileceğiniz şeyler yazmıştım. Yine inceleyebilirsiniz.

4. Karaoke ve şarkı söyleme

Çocuğunuz sesleri çıkarmakta zorluk çekiyorsa, dil-konuşma geriliğinin yanında devam eden başka bir engeli varsa bu sizin için etkili ve faydalı bir örnek olacaktır. Çocuklar çıkardıkları sesleri duymaktan hoşlanırlar. Yeni çıkan ve bir çoğumuzun aşina olduğu mikrofonları kullanarak bu işi kolaylıkla halledebilirsiniz.

5. Ses Kayıtları

Birlikte seçeceğiniz bir şarkı, bir tekerlemeyi önce birkaç kez tekrar edin. Ardından her akıllı telefonda bulunan ses kayıt bölümünden birlikte söylediğiniz şarkıyı kaydedin. Doğru telaffuz ve yanlışları hissedebilmesi adına birkaç denemeden sonra önce kendi sesinizi, ardından çocuğunuzun sesini kaydedin ve sıra ile dinletin. Bir süre sonra çocuğunuzun da kulağına yanlış telaffuz ettiği kelimeler rahatsız edici gelmeye başlayacaktır.

6. Ayna Karşısında Birlikte Konuşma

Bir boy aynasının veya büyükçe başka bir aynanın karşısında çocuğunuz ile birlikte oturun. Bazı kartlar ile desteklemeniz kelimelerin öğrenilmesi açısından ve görsel öğrenmenin de desteklenmesi açısından faydalı olacaktır. Hazırladığınız (en çok zorlandığı kelimeleri anlatan) resimli kartları aynaya yapıştırın. Sakin ve yavaş bir şekilde her harfin ağzınızdan doğru çıktığından emin olarak çalışın. Bu işi eğlenceli hale getirmek sizin yaratıcılığınıza kalmış J

7. Hayvan Sesleri Taklidi

Çocuğunuz için alacağınız ya da hazırlayacağınız kartlarla, kart yoksa bulduğunuz herhangi bir hayvan figürü ile hayvanların seslerini taklit edin. “Mö” m sesinin çıkarılmasını kolaylaştırırken, söylemekte en çok zorlandıkları harflerden biri olan “r” harfini ise bir arabayı çalıştırırken çıkardığımız ses ile taklit edebilirsiniz.

 

Sevgili Anneler-Babalar! Çocuklarınızla oyun oynamaktan çekinmeyin. Onları en iyi oyunla anlayabilirsiniz. Aslında unuttuğumuz bir şey daha var ki : Oyun bizlere de iyi geliyor. Kaç yaşında olursak olalım oynamaktan ve oynarkenki heyecanımızdan vazgeçmeyelim. 7 yaşındaki bir çocuğun oyuncağı topken, 70 yaşındaki Hüseyin amcanın oyuncağı da bastonu olabiliyor 🙂

Uzm. Çocuk Gelişimci Sena ALPSOY

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Okul Seçimi ve Değiştirmede Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Okul, çocuğun yetenek gelişiminde önemli unsurlardan biri. Tabi okulu sadece bina olarak ya da popüler ve zengin insanların gittiği yer olarak düşünürseniz, çocuğunuz için...
- Advertisment -