Duygusal Gelişim ve Sosyal Gelişimin Farkları

Gelişim alanları bir bütündür dediğinizi duyar gibiyim. Ancak alanları birbirinden tam olarak ayırıp parça parça incelemek ve birbirlerine olan etkilerini derinlemesine analiz etmek oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Çünkü kaynağın nereden geldiğini bilmeden akan suyu elimizle durdurmaya çalışmak oldukça güç ve imkânsız bir yöntemdir. Bizler çocuktaki gelişimi incelemek ve süreci izlemek için öncelikli olarak gelişim alanlarını parçalara ayırmak ve buradan yola çıkarak derinlemesine analizler yapmalıyız. Bu nedenle de bu yazımda duygusal gelişimi ele alarak sosyal-duygusal gelişim şeklinde almanın aslında bizler için büyük bir karmaşa oluşturmasından söz edeceğim.

Duygusal Gelişim; Bireyin benliğini ortaya koyan, duyguları hissetme, anlama ve anlamlandırmada önemli rol oynayan biyolojik açıdan da hazır bulunuşluk gerektiren bir gelişim alanıdır. Duygusal gelişimin ilk temeli anne ile tanışmada atılmaktadır. İlk duygusal gelişim ise anneye bağlanma olarak ifade edilebilir.

Oysaki Sosyal Gelişim; Duygusal gelişimle aynı ifade içerisinde yer almamalıdır. Çocuk sosyal gelişimde iş birliği içinde olma, toplumsal yazılı olmayan kuralları öğrenme, ahlak kurallarını öğrenme, arkadaşlık ilişkisi başlatma, sürdürme ve isteği doğrultusunda sonlandırma vb. 2 ya da 2 kişiden daha fazla bir grup ya da topluluk içerisinde gerçekleşen durumdur.

Duygusal ve Sosyal gelişim birbirine paralel ilerlemekte ve bu ilerleyişte birbirini desteklemektedir. Çocuğun duygusal gelişimiyle ilgili bir problem durumu söz konusuysa bu durumda çocuğu sosyalleştirmekten çok kendini tanıma, kendini ifade edebilme imkân ve olanakları sağlanmalı ve özgüvene ilişkin aile içerisinde bir takım çalışmalar gerçekleştirilmelidir. Ancak sosyal gelişimle ilgili bir problem durumu söz konusuysa öncelikli olarak 1. derece akrabalardan (sık gördüğü ancak bulunduğu evin içerisinde yaşamayan) ya da sürekli olarak gördüğü komşuların kendi akran grubuna uygun kişilerden başlayarak sosyalliğe ilk adımı atması sağlanmalı ve buna uygun ortamlar oluşturulmalıdır. Örneğin çocukların koltukta oturup birbirlerine bakarak oyun başlatmalarını özellikle de okul öncesi dönemde bekleyemeyiz. Ancak bir yetişkin rehberliğinde bir oyun başlatıp ve bu oyunu çocuklara devredip uzaktan gözlem yapmak çocuğun sosyalleşmesi için ilk adımı atmış olmasını sağlayabiliriz. Sonrasında ise bir mahallede, sitede bulunan parkta arkadaş edinme ve oradan farklı atölye çalışmalarına dâhil olarak yakından uzaklığa ilkesiyle çocuğun sosyalleşmesini ve bu alandaki gelişimini ilerletmesini sağlayabiliriz. Sosyal gelişimden önce çocuğun duygusal gelişimini desteklemek sosyal gelişim açısından bir hazır bulunuşluk sağlamış olacaktır. Böylelikle çocuk benliğini bilecek, kendini tanıyacak, ifade edecek ve kendi akranları ile ortak paylaşım ve ilgi alanları yaratarak sosyalleşmeye başlayacaktır.

Duygusal Gelişim İçin Etkinlikler

  1. Çocuğun kendini ifade etmesi için odasına çocuğunuzla birlikte bir duygu panosu hazırlayabilir, günlük olarak gün sonunda bugün neler hissettiği hakkında konuşup o duygusunu ifade etmesini sağlayabilirsiniz.
  2. Çocuğunuzun resimlerini birlikte inceleyebilir ve o anki duygularınızdan/ çocuğunuzun/diğer insanların duygusundan söz edebilirsiniz.
  3. Yapılandırmamış oyun ile çocuğunuzla evcilik, öğretmencilik, mutfak ya da başka çocuğunuzun dikkatini çeken setler ile oyun kurup çocuğunuzun lider olmasını isteyip duygularını ifade etmesi için olanaklar tanıyabilirsiniz.

Sosyal Gelişim İçin Etkinlikler

  1. Çocukların en çok sevdiği ya da tercih ettiği yakın arkadaşlarla pijama partisi, 5 çayı (bitki çayı) düzenleyebilirsiniz.
  2. Birlikte çocuğunuzun ilgi alanına göre aile ile birlikte yapılan bir atölye çalışmasına katılabilirsiniz. Sonraki aşama olarak çocuğunuzun aktif olarak katılacağı bir etkinlik seçip siz gözlem yapabilirsiniz. ( Ormanların içerisindeki aktif oyun alanları olabilir.)
  3. Arkadaşları için bir doğum günü kartı yapıp çocuğunuzun arkadaşlarını birebir davet etmesine olanak sağlayabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Eğitimde Web 2.0 Kullanımı: Öğretmenler Z Kuşağına Karşı

İnsanların zaman ve mekândan bağımsız olarak iletişim halinde olmaları, hiçbir zaman günümüzdeki kadar kolay olmamıştır. Bu kolaylık, internetin insanların günlük hayatına bu düzeyde girmesiyle birlikte...
- Advertisment -