Duyu Bütünleme Bozukluğu (DBT) Olan Çocuklar İçin Ne Yapılmalı?

Duyu Bütünleme , 1960’li yıllarda J. Ardes’ın araştırma ve çalışmalarıyla ortaya çıkarak uygulamaya konulduğu halde ülkemizde henüz önemi anlaşılmakta ve çocuklardaki belirtileri çoğu kişi tarafından hala bilinmemektedir. Çoğu uzmanın da yeni aşina olduğu ve duyduğu bir kavram olan Duyu Bütünleme tam manası ile açıklamak gerekirse,duyularımızın tamamı birbiri ile organize bir şekilde hareket etmektedir. Kulak duyduğunu beyne ilettikten sonra işleve geçirebilmesi için bazı uzuvları harekete geçirir. Aynı şekilde vücudumuzdaki diğer organlar da bu durumdan etkilenir. Göz gördüğünü doğru iletmek ve bu iletim yolculuğunda doğru yerlere en hızlı şekilde ulaşmak zorundadır.  Duyular arası iletimin de doğru ve hızlı bir şekilde olması gerekmektedir. Başka bir deyişle duyularla ve duyular arası aktarımla ilgili sorunsuz bir iletimin olması gerekmektedir.

Duyu Bütünleme karşımıza nasıl çıkar?

Çocuklar olarak ele alacak olursak;

Bu konuda çocuklar üzerinde tipik bazı davranışlar görebiliyoruz. Duyu bütünleme ile ilgili konuşabilmemiz için öncelikli olarak çocuklarımızı iyi gözlemlememiz gerekmektedir. Çoğu zaman Duyu Bütünleme , ancak bir bozukluk olarak karşımıza çıktığında önem arz etmektedir. Halbuki çocuklar için desteklenmesi ve küçük yaşlardan itibaren bütün duyulara hitap eden bir çevre, etkinlikler ya da yaşam sağlanmalıdır.

Duyu Bütünleme Bozukluğu nedir? Belirtileri nelerdir? Türleri var mıdır?

Duyu Bütünleme sürecinde karşımıza çıkan başlıklar sadece beş duyumuzdan oluşmamaktadır.Duyusal sistemimiz 7 bölümden oluşmaktadır:

İçeriğinde, İşitme , Görme, Koku, Tat alma, Dokunma(takdil duyu) , Vestibüler yani ‘denge’ unsurları ve Propriosepsiyon yani “ vücut farkındalığı ve hareket etme”yi de barındırır.

Duyu bütünleme bozukluğu (DBT), çocuğun zihninde aldığı iletileri doğru yere zamanında gönderememesinden kaynaklı –tabiri caizse- bir trafik sıkışıklığının ortaya çıkması demek oluyor. Çocuğun zihninde bir şeyler zamanında iletilmiyor ve bu doğrultuda çocuğun zihni vücuduna doğru tepkiyi vermesini sağlayamıyor. Böylesi bir bozukluk çocuk üzerinde iletişime açık olamama, ortamdaki  uyaranları rahat tolere edememe ve duyularıyla ilgili olumsuz tecrübeler edinmesine yol açmaktadır. Sosyal açıdan da iletişim sürdürmede güçlük çekeceğinden birtakım problemler yaşayabilmektedir.

Belirtileri literatür bazında incelendiğinde farklı isimlere sahip ve Duyu Bütünleme Bozukluğunun türleri de vardır. Bunlar içerisinde Hipersensitive , Hiposensitive,Proprioseptif sistem gibi türler bulunmaktadır. Ancak sizlere bu detayları vermek yerine genel olarak bir çocukta “Duyu Bütünleme Bozukluğu vardır “ diyebileceğimiz belli başlı kriterleri yazacağım:

  • Yürürken ya da bir iş yaparken yavaş ve kaygısız davranırlar.
  • Umursamaz gezinirler.
  • Tehlike farkındalıkları azdır ya da
  • Her şeye karşı inanılmaz tedirgindirler.
  • Çiğnemede güçlük çekebilirler.
  • Nesne veya yiyecekleri tutarken hafif ve parmak ucuyla tutarlar ya da
  • Nesneleri tutarken veya sıkarken ne kadar şiddetle yapmaları gerektiğinin sınırını belirleyemezler.(Çok sert tutabilirler.)
  • Çok ses çıkarmazlar.
  • Bir şeye gösterecekleri tepkiyi kontrol edemez ve aşırı yüksek sesle hiç durmadan anlatırlar, gösterirler.
  • Ellerini ve objeleri sürekli ağızlarına götürürler. Oluşan ıslaklık çoğu zaman rahatsız etmez.
  • Buldukları nesneleri çiğnerler, nesneleri yalama davranışı gözlenir. Hatta bazen buldukları nesnenin önceki konumunu bile yalarlar.
  • Salya gözlemlenebilir.
  • Sarılmaktan hoşlanmazlar.
  • Kıyafet takıntıları vardır. Bazen bir etiket duruşu bile onları rahatsız eder.
  • Oturdukları yerde uzun süre duramazlar ve bu süre içerisinde sürekli düşme ve kendini koruyamama durumu içerisindedirler.
  • Parmak uçlarında yürürler.
  • Hareketlerini hep son noktada yaşamak isterler.
  • Korkuyu hissedemedikleri durumda kendilerini çok sert bir şekilde yere atarlar.
  • Nesneleri sürekli vurma isteği içindedirler.

Bu ve bunun gibi birçok belirtiyi bir arada görüyor olmanız çocuğunuzla ilgili düşünmeniz gereken ve ileride daha büyük sorunlara yol açmadan önce çocuğunuz için bir uzman ile görüşmeniz anlamına gelmektedir. Birkaç belirtinin görülmesi bazen takıntılı davranışlar olarak ortaya çıksa da önlem almakta ve sürecin doğru ilerlemesine yardımcı olmakta fayda vardır.

Ne yapılmalı? Nasıl bir yol izlenmeli?

Çocuğunuzu hem kendi gözlemlerinizle hem de okula gidiyorsa öğretmeninin gözlemleri ile değerlendirmeniz yerinde olacaktır. Sosyal hayatında ve kişisel dünyasında soru teşkil etmeye başlamadan önce bir uzmanla görüşmelisiniz. Bu uzman öncelikli olarak çocuğun dönemsel özelliklerini iyi bilen ve size destek olabilecek bir alandan seçilmelidir. Görüştüğünüz uzmanın yeterliliği var ise size bir Duyu Bütünleme Terapisi başlatabilir. Ancak yeterliliğe sahip değilse böylesi bir durumda bu konuda uzman birine yönlendirebilir.

Öncelikle çocuğunuzdaki bu durumun  bir engel gibi değerlendirilmemesi gerektiğini unutmamalısınız ve ilk olarak çocuğunuzla ilgili yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark etmeniz, kabul etmeniz gerekmektedir. Bu kabulden sonra süreç çok daha sağlıklı ilerleyecek ve siz de çocuğunuz da olumlu ilerleyen süreci takip edebileceksiniz. Çocuğunuzu fark etmek ve kabul etmek sizin elinizde.

Daha fazla bilgi ve sorularınız için: salpsoy32@gmail.com

 Uzm. Çocuk Gelişimci Sena ALPSOY

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Eğitimde Web 2.0 Kullanımı: Öğretmenler Z Kuşağına Karşı

İnsanların zaman ve mekândan bağımsız olarak iletişim halinde olmaları, hiçbir zaman günümüzdeki kadar kolay olmamıştır. Bu kolaylık, internetin insanların günlük hayatına bu düzeyde girmesiyle birlikte...
- Advertisment -