Eğitimde Disiplinler Arası İlişkilendirme Neden Olmalıdır?

Eğitimde bir insanı tam anlamıyla yetiştirmeyi amaç ediniriz. Öğrenciye Matematik-Türkçe-İngilizce-Beden Eğitimi-Görsel Sanatlar-Müzik vs. bir sürü ders verilmekte. Bu okulların özellikle özel okulların kendi içerisinde uyguladıkları branşlaşma gibi nedenlerle de farklı alanlarda müfredatta verdikleri dersler.

Her bir ders ayrı ayrı algılansa da, aslında her ders bir diğerinin içinde mutlaka yer alır. Her dersin içindeki bir konu/kazanım diğer bir ders ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilidir.

Dersleri aslında hayatın içinde ve bir parçası olarak görmek ve her dersi de birbiri içine entegre ederek verebilmek kalıcı öğrenmeyi sağlar.

Dinlediğimiz müzik içinde matematik yok mudur? Kar-zarar hesaplamaları sadece matematik problemlerinde mi işimize yarar ve karşımıza çıkar? Simetri sadece bir matematik konusu mudur? Çevremizde onca nesnede simetri yok mu? Doğada simetri yok mudur?

Dersleri öğrencilere anlatırken sadece formülden ibaret olmadığını, gerçek yaşantımızda bunları kullanacağımızı ve bizim hayatımızı kolaylaştıracağını doğru anlatmak gerekli.

Disiplinler arası ilişkilendirme 1960 programında yer alan, özellikle 2004-2005 müfredatında öğretmen kılavuz kitaplarında aktif olarak kullanılan ancak, 4+4+4 ile birlikte değişen müfredat ve öğretmenlerin kılavuz kitaplara bağlılığı bunu unutturdu. Şu anda kılavuz kitaplar olmaması öğretmenlerin kazanımları bütünsel olarak görebilmesini de pek mümkün kılmıyor. Disiplinle arası ilişkilendirme için öğretmenin sadece kendi dersinin kazanımlarını bilmesi yeterli değil, diğer derslerinde kazanımlarından da haberdar olması gereklidir.

Disiplinler arası ilişkilendirme öğrencilerin derslerin birbiri içinde sarmal olarak var olduğunu görmeleri, ders ve konu deyince soyut bir şey olmadığı, ilişkilendirme ile özellikle de karmaşık olan konuların daha rahat öğrenebileceğini doğru anlatabilmemiz için gerekli.

Örneğin okuma kitapları. Onca alınan/aldırılan sayfaları çevrilen, mekanik okumanın dışında belki hayal dünyasında bile okuduklarımızı canlandıramadığımız kitapları ele alalım. Bu kitaplar okunurken işlenen Türkçe dersi konuları ile ilişkilendirilebilir. Belli bir sayfadaki çoğul kelimeler buldurulabilir veya kitapta geçen özel isimler buldurulabilir. Herhangi bir sayfadaki kelime sayısı ile problem kurdurulabilir. Bu kitabı kaç günde ve kaç saat okuyarak tamamladığı sorulabilir.  Yani derslerde öğrencilere sorular sorarken güncel hayatlarından bir şeyler sormak, onların hem ilgisini çekecektir hem de ellerinde olan kitabı daha fazla incelemelerine olanak tanıyacaktır.

Disiplinler arası ilişkilendirme öğrenmenin kalıcı hale gelmesi için kaçınılmaz. Artık bugün Z kuşağı çocuklarının interaktif bir sınıf ortamına ihtiyaçları var. Bunun içinde kitap okuma sadece okuma ile kalmamalı. Diğer derslerle ilişkilendirmeli ve farklı aktivitelerle desteklenmelidir.

Öğretmen olarak Türkçe dersi konusunu anlatırken matematiğe geçiş yapabilir ve Fen dersindeki bir konuyu anlatırken de Sosyal Bilgiler dersinden de örnekler vererek ilişkilendirme yaparak dikkat çekebilir ve kalıcı öğrenmelerine olanak sağlayabilirsiniz.

Öğrencilerde tam öğrenmeyi sağlamak istiyorsak dersleri bütünlük içinde verebilmeliyiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Üstün Zekalı Çocuklarda Stresin Stresini Bir Başka Stres ile Yok Etmek

Stres, birçok insanda olumsuz etkilere neden olur? Ancak, belli düzeyde stresin olması gerektiği uzmanlar tarafından söylenir. Evet vücudumuzdaki kaslara da baktığımızda belli düzeyde gerilmişlerdir....