Little Man Tate

Yayın Yılı: 1991-ABD
Yönetmen: Jodie Foster
Senaryo: Scott Frank
Oyuncular: Jodie Foster, Adam Hann-Byrd, Dianne Wiest, Harry Connick Jr.,
Debi Mazar, David Hyde Pierce
Filmin Özeti
Filmin başrol oyuncusu Fred, çok küçük yaşlarda olağanüstü bir çocuk
olduğunu belli etmektedir. Annesi Dede tek başına büyütmekte olduğu
çocuğunun bir dahi olduğunu keşfeder. Annesiyle bile ortak bir yanı olmayan
Fred’in sahip olduğu zayıf sosyal ilişkileri onu yalnızlığa sürükler. Fred’in üstün
özelliklerini keşfeden bir psikolog onun eğitimi için çalışmalara başlar. Anne
Dede, başlangıçta bu duruma olumlu bakmasa da Fred’in normal bir çocukluk
geçiremeyeceğini anlayıp çocuğunun eğitimiyle psikolog Jane’nin ilgilenmesine
izin verir. Bu süreç içerisinde Fred, matematik olimpiyatlarına, televizyon
programlarına katılır ve üniversite de eğitim görmeye başlar. Jane, Dede’nin
aksine Fred’in bir çocuk olduğunu unutarak onun sadece akademik gelişmesine
yönelir. Bu durumdan başta zevk alan Fred daha sonra bilgiyi ve sevgiyi birlikte
istediğinin farkına varır. İki uç durumun anlatıldığı bu film bizlere, üstün
yetenekli çocukların olgun olduğunu fakat yine de bir yanlarının çocuk
olduğunu anlatmaya çalışmaktadır.

Filmin Eğitimsel Açıdan İncelenmesi

Üstün yetenekli çocukların güçlü hafızalarının olması durumu bu alanda
çalışanlar tarafından açıklanmaktadır. Fred’in filmin başında kullandığı “Dünyaya
geldiğim anı hatırlayabiliyorum.” ifadesi çok küçük yaşlarına ait anılarını
hatırlayabildiğini göstermektedir. Bu durumu gösteren bir farkındalık ile
başlanması üstün yeteneklilik olgusunun anlaşılması açısından iyi bir giriş olduğu
söylenebilir.
Erken okuryazarlık becerilerinin üstün yetenekli çocuklarda gelişmesi ve
bunun göstergelerinin ortaya çıkması ebeveynleri oldukça şaşırtmaktadır. Filmde
de Fred’in bir gün annesiyle beraber yemek yerken tabağın altındaki yazıyı okuması çok
küçük yaşında ve kendi kendine okumayı öğrendiğini açıklamaktadır. Annesinin tepkisi
tüm özel eğitim gereksinimli çocuğa sahip olduğunu öğrenen ailelerde olduğu
gibi öncelikle bir şaşırma (şok) durumudur (özel eğitim gereksinimli olan bir
çocuğa sahip olduğunu öğrenen aileler şok, inkar, suçlama, kabul gibi
aşamalardan geçerler (Diken, 2010). Üstün yeteneklilik olgusunun güzel yanları
olduğu gibi zor yanlarının olduğunu da Fred’in annesi büyüdükçe farkına
varacaktır. Bu durumu kabullenmeme aşamasının ve çocuğunun normal bir çocuk
olduğu şeklinde kendisine telkinlerinin yanlış olduğu film boyunca
irdelenmektedir. Okulda arkadaşının olmaması ve diğer normal çocuklara
özenmesi Fred’in yalnızlık durumunu göstermektedir. Ayrıca kimsenin
gelmeyeceğini bildiği için doğum günü partisi yapmak istememekte ve annesinin
ısrarı üzerine hazırladıkları partiye de kimse gelmemektedir. Bu durumlar
Fred’in sosyal ilişkilerinde sorun yaşadığının bir göstergesi olarak filmde
sunulmuştur. Üstün yetenekli çocuklarda yalnızlık olgusu onlarının
mutsuzluklarının kaynağı olarak aileler tarafından görülmektedir (Reoper, 2007;
David, 2013). Filmde bu yönleri ile mücadele edilmesi gerektiği fikri
vurgulanmaktadır. Üstün yetenekli çocukların eğitimi ile ilgili bir kurum kuran
Jane’in yaşantısının Fred tarafından sorgulanması, Fred’in ileride nasıl bir ferd
(birey) olması gerektiği ile ilgili fikir geliştirmesinde önemli bir etken olarak
sunulmuştur.
Filmde Fred’e nasıl bir eğitimsel strateji sunulması gerektiği ile ilgili örnekler
de gösterilmektedir. Bunlardan biri öğretmeninin Fred için sınıf atlaması
gerektiğini söylemesi (hızlandırma) onun akademik olarak diğer çocuklardan
ileride olması nedeniyle öğretimsel içeriğin daha önce sunulması şeklinde bir
uygulamadır. Bunun yanında yazın üniversite düzeyinde fizik eğitimi alması da
(zenginleştirme) yine üstün yetenekli çocukların eğitiminde sunulabilecek bir
uygulamadır. Yine matematik olimpiyatları da zenginleştirme stratejisi içerisinde
sunulabilecek bir öğretimsel uygulamadır. Zenginleştirme, eğitimsel içeriğin
üstün yetenekli öğrenciler için genişletilmiş ve derinleştirilmiş bir şekilde,
eğitimsel çeşitliliğe gidilerek sunulmasıdır (Tortop, 2015a).

Üstün yetenekli çocukların birçok alanda yetenekli olma durumu da
gösterebilir. Filmde Fred’in müzik dersinde bir bestenin notalarını tersten
okuyarak piyano çalabilmesi sanatsal yeteneğinin üstünlüğünü göstermektedir.
Ayrıca şiir yazma ve resim yapma gibi alanlarda da üstün yeteneğe sahiptir.
Bunun yanında matematik ve kuantum fizikte de yani akademik yeteneğe de
sahip olduğu görülmektedir. Ancak bu durum sadece üstün zekâlılık olgusunun
göstergesidir. Televizyon programında da üstün zekâlı çocuklara sunulan “ne
olmayı düşünüyorsunuz” sorusu filmde Fred’in sorunlu durumlarının (sosyalduygusal
gelişimi) önceliklenmesinin gerektiği vurgusunun öne çıkması
nedeniyle yanlış bir yaklaşım gibi sunulmuştur. Ancak, tüm üstün yetenekliler
eğitim modellerinde, programlarına ve farklılaştırma stratejisinin kullanımında
üstün yetenekli öğrencinin ilgi alanlarının belirlenmesi gerekmektedir (Tortop,
2015a). Örneğin ülkemizde de akademik alanda üstün yetenekli öğrencilerin
yetiştirilmesi için geliştirilen ÜYÜKEP adlı programda da alanların belirlenmesi
aşaması, üstün yetenekli öğrencilerin hedeflerini belirlemek ve o alanda üstün
yeteneğin ortaya çıkışının sağlanması açısından yapılandırılmıştır (Tortop,
2015b).
Filmde Fred’in midesinde ülser olduğu ve midesinin çok hassas olduğu
görülmektedir. Bunun nedeni olarak annesinin yorumu şu şekildedir: “Dünyayı
ve beni çok fazla düşünüyor.” Bu ise Fred’in etrafında olanlar konusunda ne
kadar hassas olduğunu göstermektedir. Ayrıca filmin içinde Fred’in duygusal
olma durumu hakkında diyaloglar yer almaktadır. “Toprak ana eriyor” yazısını
görerek hüzünlenmesi durumu da bunu göstermektedir. Üstün yetenekli
bireylerin ahlaki gelişimlerinde aşırıuyarılabilirlik alanları kavramını ortaya atan
Dabrowski, bu yönlerinin kişilik gelişimlerinde beş düzeyli bir seyir izlediğini
Olumlu Çözülme Kuramı’nda ortaya koymaktadır (Tortop, 2015a).
Fred, matematik ile ilgili kitaplar okumaktan çok hoşlanmakta ve bilimsel
konularda konuşmayı sevmektedir. Fred’in, gitmiş olduğu yarışmada oldukça
zor problemleri yaparak matematik dâhisini bile geçmesi, onun matematik
alanında olağanüstü yeteneğe sahip olduğunu göstermektedir. Fred, kendisine
ideal şahsiyet koyma arayışı içerisindedir. Fred annesinin ciddiyetsiz davranışları
karşısında ve yaşına göre oldukça olgun davranmaktadır. Annesinin kola içmesi,
düzensizliğine Fred katlanmakta ve onun arkadaşı olma durumunu olgunlukla
sürdürmektedir. Fred’in annesi gözünde “Çakal” tabiri ile sadece kendini
düşünen, bencil, menfaatini bilen basit bir insan tipidir. Üstün yetenekli
bireylerde bu şekilde ideal kişilik oluşturma, ahlaki gelişim gösterme arayışı
görülmektedir. Bu durumlarının aileler ve eğitimciler tarafından farkına varılarak
yetenek gelişiminde model olabilecek insanlarla karşılaştırılması sağlanmadır
(Tortop, 2015b).

Üstün yetenekli çocuklarda görülen kendinden büyük yaşlardaki kişilerle
arkadaşlık etmek istemeleri durumu filmde işlenmiştir. Filmde sadece büyük
yaşta olan birisiyle arkadaşlık etmesi değil, “normal” biri gibi gözüken yani
gezen, dolaşan, hayatının tadını çıkaran, sosyal bir figür olarak sunulmuştur. Bu
durumun filmin “normalleşme” kurgusu içerisinde verilen bir örnek durumdur.
Mentörlük uygulaması üstün yetenekli öğrencilerin bu yöndeki isteğini olumluya
çevirmektedir. Filmde de matematik dâhisi çocuk Fred’e bir çeşit mentörlük
yapmaktadır (Big Brother, Big Sister gibi). Mentörlük stratejisi yine ülkemizdeki
ÜYÜKEP adlı programda ortaya konulan temel eğitimsel yaklaşımlardan biridir
(Tortop, 2015b).
Genel olarak Little Man Tate filmi üstün yeteneklilik olgusunun anlaşılması
ve yaşanabilecek sorunların farkına varılması açısından aileler ve eğitimciler için
önerilebilecek bir filmdir.

Kaynaklar

Diken, İ.H. (2015). Özel Eğitim (Ed) (11.Baskı), Aile Eğitimi (Özen, A).
Ankara: PegemA Yayıncılık.
Tortop, H.S. (2015a). Üstün zekâlılar eğitiminde farklılaştırılmış öğretim
müfredat farklılaştırma modelleri. Düzce: Genç Bilge Yayıncılık
Tortop, H.S. (2015b). Üstün yetenekliler üniversite köprüsü eğitim programı
ÜYÜKEP modeli. Düzce: Genç Bilge Yayıncılık
Roeper, A. (2007). The “I” of the beholder: A guided journey to the essence
of the child. Scottsdale, AZ: Great Potential Press.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Eğitimde Disiplinler Arası İlişkilendirme Neden Olmalıdır?

Eğitimde bir insanı tam anlamıyla yetiştirmeyi amaç ediniriz. Öğrenciye Matematik-Türkçe-İngilizce-Beden Eğitimi-Görsel Sanatlar-Müzik vs. bir sürü ders verilmekte. Bu okulların özellikle özel okulların kendi içerisinde uyguladıkları...