Ne Yapsak Olmuyor: Aldatmada Uzmanlaştıkça, Çocukta Sorunların Kangrenleşmesi

Bir fıkra vardır bildiğimiz. Tanrıya dua etmiş birisi, yukarıdan da biri dinliyor devamlı, işte Tanrım bana şunları ver… Yukarıdan bir ses geliyor. Olmaz filan. O da diyor ki “Etmezsen etme zaten abdestsizdim”.

***

Üstün zekalı bireylerde gördüğümüz en önemli sorunlardan biri de samimiyetsizliktir. Samimi olma, insan olmanın en önemli özelliğidir. Aldatma ise hayvan formunda evrimsel süreçte ilerleyememenin işaretlerindendir. Tabi ben bu konuyu anlatırken “politik zeka” denen bir kavramın da iyi anlaşılmasını ısrarla ve altını çizerek anlayışlara göstermek isterim. İnsan denen varlık, sadece zekası yani varlığı algılama ve tepki verme yeteneği ile değil aksiyolojisi ile de bir bütün olarak insandır. Onun ahlaki gelişmişlik düzeyi de insani mükemmelleşme sürecindeki değerini gösterir. Şimdi politik zekayı, insanları kandırmadaki maharetten çıkarmak şeklindeki düşünceden çıkarmak gerekir. Nasıl ki toplumda “uyanık biri” diye söylediğimiz ama anlamına aldatma yüklediğimiz durum gibi.

Şunu asla unutmayalım ki sizin içinize ve derinliğinize vakıf olmak isteyen sizi sizden daha iyi tanımak isteyen bir yazılımla karşı karşıyasınız. Sizin yalpalamalarınız, htiraslarınız, savrulmalarınız onun bir saniye bile radarlarından kaçmaz, aksine takılır. En kötüsü kopya bir yazılım gibi virüs etkisi ile tüm yazılımın içine yerleşir ve sistemi aslında fasit ve bozuk bir halde olan görünüşte normal ama zehirli ve tehlikeli bir duruma sokar.

Bu konuyu derinliğine bir şekilde birçok alanda işlemiştim. Ben bunu oralara havale ediyorum siz de o derinleşmeyi görebilirsiniz okudukça araştırdıkça…

***

Nerden anlarız ters giden şeyleri peki. Şu cümleleri çok duyarız. Filmlerde de görmüşüzdür. “Ama ben seni çok sevdim” eee peki neden biz birbirimizi sevemiyoruz. İşte burada bir gariplik vardır. Sanki karşımızdaki bizim zihnimizi okur, bizim dışarıya sunduğumuz ile içimizdeki çelişkiyi görür. Görmeyenler aldananlardır aslında. Bazılarını aldatabilirsiniz. Birincisi her şeye iyi gözle bakanları, ikincisi aldanmak isteyenleri, üçüncüsü aldatmayı sezecek zekası olmayanları… Ama çocuğumuz aldanmaz. Aldatmayı görür ve aldatma mekanizmasını kopyalar.

***

“Bizim her şeyimiz çocuğumuz” diye başlayan konuşmalarda büyük oranda samimiyetsizlik vardır. Kimsenin her şeyi çocuk olamaz. Olmasın da zaten. Ne çocuk ne anne baba  ne eş ne büyükanne ya da baba her şeyinin eksenine birini koyamaz. Bu imkansızdır. İmkanı varsa da sorunludur. Sternberg, “Bilgeliğin Balans Teorisi” diye kuramsallaştırdığı bu durumu şöyle açıklar. Bir insan ben ile çevreyi, ben ile Tanrı ya da kutsalları arasında dengeyi bulunca “doğru insana ve insanlığın değeri bir duruma” (common capital) çıkmaya müsait hale gelir. Eğer “ben” i öncelerse ve yüklenirse o zaman narsist bir kişilik olur, her şeyi kendi için manipüle eder. Eğer çevresini, annesini babasını, okulunu, arkadaşlarını öncelerse ve yüklenirse de tabiri caizse ortalığın malı olur, herkesin kullandığı ve attığı bir varlık haline gelir. “Ahmet sen de hiç bize katılmıyorsun, gezmeye gidecektik hani” sözüne vereceği yanıtın bu dengeden çıkması onu bilgeliğe yöneltir. Tanrı ile ya da diğer kutsallar ile de münasebetinde denge onun ruhbanlığa gitmesini ya da her şeyini “ben insanlık için uğraşıyorum” gibi bir ifrat ile “önce can sonra canan gibi” öncelikle kendini Tanrıymış gibi görmesi tefritinde bir noktadan çıkarır. Ortada bir yere bilgelik haline sokar.

***

Peki bunlar nasıl gelişir çocukta. Bunlar çok ciddi sorgulamalarla gelişecektir. Çocuğuna iş hayatı yüzünden yeterince ilgi ve önem veremeyen anne ya da babanın çocuğunun hoşuna giden şeyleri yapması ya da o üzülmesin diye belli bir zaman diliminde aslında sınır olan şeylerden taviz vermesi ona iyilik değil aksine kötülüktür.

Çünkü öncelikle burada samimiyetsizlik tavan yapmıştır. İkincisi ise çocuk şımarır. Şımaran bir çocuktan ise hiçbir şey olmaz. O sadece kangrenleşen bir uzuv gibi çürümeye ve ölmeye mahkumdur. Bazen acıtsa da çizgilerin çizilmesi önce zihnimizde olmalıdır.

Bu çizgiler “bizim evde kurallarımız” var diye başlayan çizgiler asla değildir. Bir kere üstün zekalı çocukta genel kuralların bile sorgulamaya tabi tutularak verilmesi ancak belli bir süre sonra o kuralların kendisinin içselleştirerek uygulama planına geçilmesi gerekir. Bize sormadan hiçbir şey yapmaz durumu, her şeyin yolunda gittiğinin de işareti olmadığını yukarıdaki yazdıklarımdan anlamışsınızdır.

***

Üstün zekalı çocuğunu bolca paylaşan (sosyal medyada, arkadaş ortamında) bir anne baba da (çoğunluğunda) öncelikle samimiyetsizlik sorunu vardır. Bu sorunun çözülmemesinin sonuçlarını anlattım. Özetle samimiyetsizlikte bereket ve verimlilik beklemememiz gerekir diyeyim kısa keseyim. İkincisi ise çocuğun bir yere yönlendirilmesi ile ilgili motivasyon artırıcı bir durum vardır. Bu birincisi yararlı olabilir, eğer doğru yönlendirme ise yani eğilimi ile yetenek alanı tam isabetse. İkincisi zararlı olabilir belki de yanlış bir yoldayız. Üçüncüsü zararlı olabilir, çocuk kendisi ile ilgili bu durumu paylaşmak isteyen ebeveyn zihninde manipülasyonu çok rahatlıkla yapabilir. Yani çok yararı olmayan çok zararı olması muhtemel bir durum için hareketimizin ne olması gerektiği takdiri sizindir.

***

Anne baba çocuk için acıma unsuru haline gelmemelidir. Hayat herkese adil olmayabilir. Birçok şeyi es geçmiş ve kaçırmış bir anne babanın harikulade bir yetenekte çocukları olması o kaçan şeylerin telafisi asla değildir. Telafiye de gerek yoktur zaten. Bilge bir insan kendisine hayatın ya da kaderin biçtiği tüm rollerin kendi mükemmelleşmesi için en ideal sahneler olduğunu bilir ve rolünü oynar. Çocuğunun durumu da öyle bir sahnedir. Burada rol onun eliyle geçmişe ders vermek, gücüne güç kattığını görmek olamaz. Burada düşünce planında rol, çocuklarının kendini gerçekleştirmesinde desteği sunmaktan ileri gidemez. Eğer bir üstün yetenekli çocuğu olan aileyle karşılaştığımda “yeter ki çocuğum mutlu olsun” cümlesini duyarsam hemen ne o rolün anlaşıldığını ne de ebeveynin iç kurulumunda sağlıklı bir düzenin olduğunu düşünemiyorum. Birincisi rol, sonuca odaklı olarak yapılacak bir rol asla değildir. Mutluluk bu rolde amaç da değildir. Ancak bu rolün doğru oynanması mutluluğu zaten getirir. Çocuğun eğilimleri ile yeteneği arasında doğru evlilik yapma çocukta mutluluğu sağlayacak önemli bir parçadır. Çocuğunda mutluluğu istemek aslında çocuğun mutsuz olduğunu düşünmenin, ızdırabına katlanamamanın dışavurumudur. Bunu söyleyen ebeveynlerin bu cümlesinden sonra “acaba bencilce mi düşünüyorum” cümlesi de bunu destekleyebilir. Bunun dışında normale yaklaştırma ya da normalleştirme diye kavramsallaştırılan duruma çocuğu itmede de bencillik kokar. İnsanın genetik olarak en yakını en iyi anlaştığı ve vakit geçirdiği birey olması en muhtemel bir durumdur. Ancak anlaşmayı genetik faktörlerden kaynaklanan duruma indirgerseniz, daha önce de bahsettiğim insan olmanın en önemli bileşenlerinden biri olan ahlaki yönün gelişmesinde zorluk çekeriz. Bu durum da “ortak iyi”  (common good/capital) diye Sternberg’te kavramsallaştırılan bilgeliğin son ve en üst oluşumuna üstün zekalı çocuğu sokmaz.

***

Dikkat edildiyse anlattıklarım normal bireylerin derdi değildir. Normal birey olarak bakıldığında anlaşılacak bir durum da değildir zaten. Buradan kaçış ise işinizi kolaylaştırmaz. Hayatın tüm unsurları ile eğlencesi, sınavları, sevinç veren ve üzüntü veren olayları ile baş etmek için bu çocuklarda önce bizdeki değişimin onda doğru yazılım kurulumunu desteklediğini ifade etmek istedim.

***

Disiplin konusunun kuralların uygulanması olmadığını, içsel mekanizmada hareketin davranışın öncesinde şekillenmesi gerektiğini anlatmak istiyorum. Zihinde hareket öncesindeki bu bilgeliğe giden yoldaki sağlam inşa çabası, çocuktaki davranışlara zamanla yansıyacaktır. Zamanla dememin nedeni ise çocuğun okul öncesi dönemden başlayan akıl, karakter ve duygunun olgunlaşması sizin muzdarip olduğunuz kalıtsal olarak gelen hareketliliği, enerjik olma durumundan dolayı yerinde durmamasını rayına sokacaktır. Bunu siz de zamanla göreceksiniz.

Doç. Dr. Hasan Said TORTOP

Üstün/Özel Yetenekliler Uzmanı

 

 

Hasan Said TORTOPhttps://yetenekvegitim.com
Doç.Dr. Hasan Said TORTOP kimdir Hasan Said TORTOP, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını bilim eğitimi üzerine yapmıştır. Akademisyenliğe geçişi (2012) öncesi Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda fen bilimleri öğretmeni olarak çalışmıştır. Bunun son üç senesi üstün/özel yetenekli öğrencilerin eğitim gördüğü Bilim ve Sanat Merkezlerinde olmuştur.2012 yılında akademisyenliğe Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (Zonguldak) başlamıştır. 2013 yılında Üstün Zekâlılar Eğitimi alanında Türkiye’deki ikinci dergiyi “Üstün Yetenekliler Eğitimi Araştırmaları Dergisi (UYAD) kurmuş ve editörlüğünü 2017 yılına kadar yapmıştır. Bunun yanında 2013 yılında Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi (dergipark.gov.tr/jgedc) ve Üstün Yetenekli Genç Bilim İnsanları Eğitimi Dergisi (JEGYS) (dergipark.gov.tr/jegys) dergilerini kurmuş ve halen editörlüklerini yapmaktadır. Bu dergilerden JEGYS uluslararası bir dergi olup ingilizce olarak yayınlanmaktadır. 2013 tarihinde özel yetenekli çocukların eğitimi için Özel Eğitim Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni kurmuştur. Bu merkez bünyesinde Türkiye’deki özgün iki programdan biri olan Üstün Yetenekliler Üniversite Köprüsü Eğitim Programı (ÜYÜKEP) Modeli’ni hayata geçirmiştir. Halen İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Özel Eğitim Bölümü Öz Yetenekliler Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı olarak çalışmaktadır. “Üstün Zekâlılar Eğitimde Farklılaştırılmış Öğretim Müfredat Farklılaştırma Modelleri”, “Üstün Yetenekliler Üniversite Köprüsü Eğitim Programı ÜYÜKEP Modeli” ve “Bilgin ve İlgin Bilimsel Araştırma Projesi Yapıyor” adlı kitapları yayınlanmıştır. Bu zamana kadar 40 a yakın ulusal ve uluslararası makalesi yayınlanmış, 10 a yakın proje yürütücülüğü yapmıştır. Çalışma alanları; üstün/özel yetenekliler eğitimi, farklılaştırılmış öğretim, bilim eğitimi şeklindedir. Projeler Zonguldak Jeobilim Okulu – TÜBİTAK Projesi - Yürütücü Batı Karadeniz Proje Fikrini Arıyor - TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yeteneklilerin Eğitiminde Çağdaş Yaklaşımlar-Proje Danışmanlık Eğitimi- TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yeteneklilerin Eğitiminde Çağdaş Yaklaşımlar - TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yetenekli Öğrencilere Yönelik Fen ve Mühendislik Uygulamaları (STEM) Eğitimi- TÜBİTAK Projesi- Yürütücü İdari Görevler Bülent Ecevit Üniversitesi Özel Eğitim Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü (2012- 2017) Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölüm Başkanı (2015- 2017) İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı (2017-2019) Editörlük Üstün Yetenekliler Eğitimi Araştırmaları Dergisi (Journal of Gifted Education Research) web sitesi: www.uyad.beun.edu.tr – Kurucu ve Editör (2013 - 2017) www.uyad.beun.edu.tr Journal for the Education of Gifted Young Scientists. Web sitesi: www.jegys.org – Kurucu ve Editör (2013- Halen) www.jegys.org Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi Web sitesi: www.jgedc.org – Kurucu ve Editör (2014- Halen) www.jgedc.org Yükseköğretim ve Bilim Dergisi Web sitesi: www.higheredu-sci.beun.edu.tr Yardımcı Editör (2012- 2017) Ödüller Bülent Ecevit Üniversite Bilim ve Hizmet Ödülleri (2013). Sosyal Bilimler Alanında En Çok Yayın Yapan Akademisyen Ödülü (ikincilik). Makaleler Üstün Yetenekliler Eğitimi 6 Yabancı 24 Ulusal makale Kitaplar Üstün yetenekliler üniversite köprüsü eğitim programı ÜYÜKEP Model. Üstün zekâlılar eğitiminde farklılaştırılmış öğretim müfredat farklılaştırma modelleri Bilgin ve İlgin Bilimsel Araştırma Projesi Hazırlıyor Yaratıcı Anneye Sihirli Notlar Geleceğin Bilimi Genetik (Tematik Ünite) Bilişsel Alan Yeteneği Boyama ve Etkinlik Kitabı Temel Kodlama Becerileri Eğitimler 11-15 Aralık 2017 MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü- Özel Yetenekli Öğrenciler Eğitici Eğitimi ve Program Geliştirme Çalıştayı- 130 BİLSEM öğretmenine Farklılaştırılmış Öğretim Tasarımı Hazırlama Eğitimi- Değişik Kurumlarda yaklaşık 1000 Öğretmene www.farklilastirilmisogretim.com Etimesgut İlçe MEM- Üstün Yetenekliler Eğitimci Eğitimi STEM Eğitimi Yetenek Geliştiren Aile Eğitimi Danışmanlıklar Türkiye’deki farklı kolejlere Seminerler TEVİTÖL - FMV Işık Okulları Küçük Prens Okulları TV Programları Zonguldak Yerel TV EGTYayin ÜLKE TV E-mail: hasansaid@yahoo.com Telefon: 0505 3835795 Danışmanlık Almak İçin: https://gencbilgedanismanlik.com/randevu/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Üstün Zekalı Çocuklarda Stresin Stresini Bir Başka Stres ile Yok Etmek

Stres, birçok insanda olumsuz etkilere neden olur? Ancak, belli düzeyde stresin olması gerektiği uzmanlar tarafından söylenir. Evet vücudumuzdaki kaslara da baktığımızda belli düzeyde gerilmişlerdir....