Oyuncak Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Püf Noktalar

Bir hikâye vardır, cam sanatı ustası çırağına cam eserler yapmayı öğretmeye çalışır. Ustanın üfleyerek yaptığı cam eserler pürüzsüz ve kusursuz olurken çırağın yaptığı cam eserlerde hep bir baloncuk ve pürüz vardır. Çırak her sorduğunda ustası “İşin püf noktası var, cama üfleme şekline dikkat edeceksin.” Der. Çırak uzun üfler, kısa kısa üfler, derin nefes alıp üfler ama yine de ustası gibi cam eserler yapamaz. Dayanamaz tekrar gider ve ustası şöyle der: “Püf noktası demiştim sana. Üf’leyerek değil Püf’leyerek üfleyeceksin. İşini severek ve inceliklerini öğrenmek için çaba sarf ederek yapacaksın.”

Bu hikayede olduğu gibi çocuk yetiştirmede de işin incelikleri var tabiî ki. Çocuğunuza hazırlamış olduğunuz çevre, ona sunduğunuz imkanlar, onunla ilgilendiğiniz sürenin uzunluğu-kısalığı, onu etkileyen şeyleri fark edip edememe durumunuz ve daha birçok şey çocuğunuzu yetiştirirken karşınıza çıkacak ve epey kafa yormanızı gerektirecek durumlar arasında.

   Bunlar içinde M.Montessori’nin bir sözüyle bağlamak istediğim oyuncaklar var bu hafta : “Oyun çocuğun işidir.” Evet oyun, çocuğun hayata ilk başladığı andan itibaren öğrenmesini, keşfetmesini, deneyim ve tecrübe kazanmasını sağlayan, bazen bir ebeveynin yerine kendini koyduğu, bazen bir hayvan, bazen bir nesne olduğu en önemli şeydir. Oynayarak ve oynadıklarıyla öğrenerek, öğrendiklerini oynadıklarına aktararak gerçekleştirdiği bir süreçtir.

Oyun bu kadar önemliyken, oyuncak seçimi nasıl önemli olmaz?

Oyun ve bunu destekleyen oyuncaklar, çocuğunuzun; düşünme ve keşfetmeyi öğrenmesi, fiziksel becerilerinin gelişmesi, güven kazanması, iletişimi ve sosyalleşmeye başlaması açısından son derece yararlıdır. (Yavuzer, 2013)

Her şey çocuk için oyuncak olabilir. Sınırları belirli olduğu sürece ve ona sunduğumuz imkanlar dahilinde… bir şurup şişesinden tutun da, bir kibrit kutusuna kadar her şey ile oynayabilir ve sembolik oyunlara geçtiğinde de bunları kullanarak bir şeyler oluşturmaya çalışır.  Yaşamının ilk dönemlerinde farklı, ilerleyen yaşlarda farklı oyuncaklar tercih etmeliyiz.

Hangi yaş grubu çocuğa nasıl oyuncak seçmeliyiz?

Yaşamının ilk dönemindeki çocuklar için ilk -1 yaşta özellikle- duyuları geliştirmeye yönelik oyuncaklar ya da nesnelerle desteklemelisiniz. Ses çıkaran herhangi bir oyuncak yada nesne, farklı dokulara sahip battaniyeler ve peluşlar, faaliyet merkezleri bu yaş grubu çocuklar için seçilebilecek önemli şeylerden bazılarıdır.

Oyuncakların yapıldığı malzemelerin küçük parçalardan oluşmaması ve zararlı maddeler içermemesi de çok önemlidir. Çünkü deneyimleme sürecinde ağzına alacak, ısıracak , dokunacak, atacak ve bunları yaparken ona zarar verecek nitelikte oyuncaklar seçmemiş olmak yine önemli bir faktör olacaktır.

Yaş gruplarımız büyüdükçe amaca yönelik ve tek boyutlu oyuncaklara yönelimler oluyor genelde ailelerde. Ancak bir oyuncağın birden fazla duyuya, ihtiyaca hitap etmesi oldukça önemlidir. Figür oyuncaklar genellikle çocukların çok sevdiği ve ısrarla istediği oyuncaklar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla ilgili araştırmalara* bakıldığında görülüyor ki anne-babalardan bazıları figür ve karakter oyuncaklarını daha çok tercih ediyor. Bu tercih sebebi de eğitim düzeyine göre değişiyor. Ancak burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki: “Bu oyuncaklar bize ne mesaj veriyor?” bu oyuncakların verdiği mesajlar neyi anlatıyor bizlere? Örneğin kızlara –neden kızlara olması gerektiği de tartışılır- hep oyuncak bebekler alınıyor ve bu bebekler ya yeni doğmuş, mama yedirilmesi ve altının değiştirilmesi gereken bebekler oluyor ya da ince belli, uzun boylu, bol makyajlı genç kız tiplemeleri oluyor. Bu şekilde anlatmaya başlayınca işin anlatılmak istenen ve cinsiyetçi boyutunu fark ettiniz öyle değil mi? Neden kızlara bu tarz oyuncaklar alınıyor ? Evet annelik iç güdüsü apayrı bir mevzu ancak bir baba olacak erkek çocuğumuzun da altı bezlenmiyor mu ? Aynı şeylerle büyüyünce baba olunca karşılaşmayacak mı ?

Bir diğer konu erkek çocuklar ve tercih edilen oyuncaklar… *Aynı araştırmanın sonucuna göre yine bazı aileler erkek çocuklarına daha çok oyuncak silah,kılıç ve savaş aletleri alıyor. Bu eğitim seviyesine göre yine farklılık gösteriyor.Bu oyuncakların verdiği mesajları detaylandırmayacağım bile çünkü açık ve net bir şekilde ortada. Peki neden erkek çocuklar hep güç gerektiren işlere yönlendiriliyor ya da şiddet hep erkek çocuklarına öğretiliyor? Televizyon izlediğimiz diziler, filmler bu durumu etkiliyor olabilir mi? Sizin çocuğunuz izlemese bile çevresindeki herhangi bir çocuğun izlemesi ya da öğrenmesi de yeterli.

3-6 yaş arası çocuklarımızda tercih etmemiz gereken oyuncaklar daha çok öğretici ve eğitici oyuncaklar olmalıdır. Üretmeye yöneltmeli ve yeni şeyler ortaya koyabilmeleri için farklı şekillere çevrilebilen niteliklere sahip olmalıdır. Hazır eline geçen herhangi bir oyuncağın kullanım süresi (bir bağ kurulmadıkça) çok kısadır ve çabuk unutulur. Hep mi üretecekler ? Hiç başka oyuncak vermeyecek miyiz? Elbette farklı oyuncakları da deneyimleyecekler ancak bunları kullanırken ifade etme biçimlerine dikkat etmemiz gerekiyor. Bir çekiç etrafa zarar vermek için mi yoksa tamir etmek için mi kullanılıyor? Ya da delici-kesici aletler oyun sırasında model alındığında işlevi dışında çevre ile savaşmayı ve çatışmayı mı öne sürüyor , yoksa yaşamı devam ettirebilmek için ilk insanların kullandığı avlanma yöntemini mi? Oyunları kurgulama biçimlerine dikkat ederek ve sınırlarınızı iyi belirleyerek bu işi yürütebilirsiniz. İletişim biçimimizle ilgili olan yazımda “kabul çizgisi”nden bahsetmiştim. Ufacık değinmek istiyorum: Böyle konularda tutarlı olabilmek önemlidir. Ebeveynler olarak bazı durumlarda bazı şeylere göz yumarken bazı durumlarda inanılmaz tepkiler verebiliyoruz. Bu tarz değişimler çocukta kargaşaya ve tutarsızlığa neden oluyor. Ebeveyn tutumlarına da değineceğim bir yazı gelecek ancak çocuk karşısında “sınırları bilen, sınır koyabilen ve her şeyi bilen bir ebeveyn” görmek ister. Bu yüzdendir ki bir şey sizin için ya “EVET” olmalı ya da “HAYIR”. Sınırlarınızı iyi belirlemelisiniz.

7 yaş ve üzerindeki çocuklar için artık oyuncak almak yerine kendi oyuncaklarını kendileri üretebilmelerini destekleyebilirsiniz. İlkokula başlayan ve soyut işlemler dönemine giren çocuğumuz artık kendi oyuncağını farklı nesneleri birleştirerek, yapıştırarak, içinden geçirerek tasarlayabilir. Hatta bu işe çok daha önceki yaşlarda başlayabilirsiniz. Çocuk kendi emeği ile yaptığı ve ürettiği şeylerden her zaman daha çok mutlu olmaktadır.

Her çocuğun kendini özel ve değerli hissettiği, insanlık için ve kendisi için faydalı olacak işler yapabildiği bir dünya için hep iyilikle kalın.

Uzm. Çocuk Gelişimci

Sena ALPSOY

Kaynaklar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Yetenekli Çocuklar Bize Resimlerle Ne Anlatır?

Eğitim; Bireyde istendik yönde davranış değişikliği oluşturmaktır. Sanatta eğitim ise; Read’in ifadeleriyle“sanat eğitiminin amacı sanat için eğitim değildir. Çocuklar kendilerini tam olarak...