“Üreten” Ve “Hazırcı” Anne-Baba

Üreten Türkiye kavramını yürütmeye çalışırken bir anda tüketen Türkiye olmaya başlamadık mı sizce de ? Üretirsek ve ürettiğimizi tüketirsek kazanırız dememiş miydik? Bir anda bambaşka bir dünyanın içerisinde bulduk kendimizi. Sizlere karşılaştığım ve hep de üzüldüğüm bir durumdan bahsederek biraz da öneride bulunacağım bu hafta.

Çocuklarınızın oyuncaklarına şöyle bir baktınız mı hiç ? Kaç tanesi sizin emeğinizle yapılmış şeyler? Ya da kaç tanesini çocuğunuzla birlikte hazırladınız? Hangisi birlikte farklı farklıoyunlar oynayabileceğiniz nitelikte birçok özelliğe sahip ?Sorularımın cevapları pek de iç açıcı gibi gelmiyor ne yazık ki. Sosyal medya üzerinde “Şucu anne , bucu teyze”leri görüp hep özeniyoruz. Ama nerden de aklına gelmiş bunları yapmak ? Yok canım onun boş zamanı çoktur kesin. Biz çalışmaktan ya da ev işlerini yapmaktan vakit bulamıyoruz ki. Babalar olarak zaten asla öyle bir görevimiz yok (!) Çocukla anne ilgilenir, baba sadece sever (!)

Küçükken oynadığım oyuncakları hatırlıyorum da annemle birlikte diktiğimiz bebekleri , kullanmadığı bardağı, tabağı kullanmama izin verdiğindeki sevinçlerimi hiç unutamıyorum. Küçükken oynamayı sevdiğim oyuncaklarım hep üretmeye yönelik şeylerdi. Örgü bebeği vardı, o bebeğe kıyafet de dikerdim. Bazen öğrencilerimden şunları duyuyorum: “Babam da ne çok oyuncak alıyor, keşke artık almasa…” “Bugün neden oyuncak almadık ? Kötü bir şey mi yaptım?” İşte bunlar çocuklarımızı nasıl doyumsuzluğa itiyor farkında bile değiliz. O fizik vahşeti bebekler, kastan görünmeyen süper kahraman oyuncakları, tek yönlü ve sadece “güzeli” –kime göre güzel olduğu tartışılır- yansıtan değişik oyuncakları neden alıyoruz ki çocuklarımıza? Sonra , kızlar her zaman zayıf ve ince belli olmak zorunda algısı oluşuyor ve yeni hastalığımız olan inanılmaz diyetler baş gösteriyor. Erkekler ise kaslı ve üçgen vücutlu olmak zorundaymış gibi spor salonlarından dışarı çıkmıyor. Protein tozları, zararlı diyetler, günde 3 bütün tavuk yiyenleri duydum inanamadım gerçekten. Bunun doğruluğunu yanlışlığını diyetisyen arkadaşlarıma bırakıyorum . Biz çocuklara etkilerine geri dönelim. 

Çocuklar oyuncaklarından çabuk sıkılıyor diye yakınıyoruz hep. Çünkü her zaman bir yenisinin daha geleceğine alıştırdık onları. Oysaki bu oyuncakların ses çıkarıyor ya da teknolojik şeyler içeriyor olması eğitici olduğu anlamına gelmiyor, herhangi bir gelişim alanına hitap etmesi yeterli. Yapanları, el emeklerini görüyoruz ve üretebileceğimizi biliyoruz. Bir koliden çok da güzel bir dolap yapabilirsiniz. Gerekli olan azıcık malzeme: Koli, bant, makas.  Gerisi tamamen hayal gücü çünkü. 

Çocuklarınızın üretken olmasını istiyorsanız ve özellikle de yeteneklerini keşfetmek istiyorsanız öncelikle yönlendirmelerinizi iyi yapmanız gerekiyor. Bir kere sürekli oyuncakla çocuğu boğma sevdanızı bir kenara bırakın. Çünkü bu onu mutlu etmiyor. İNES 2018’de sunmak için oyuncak tercihleri üzerine olan, uzman arkadaşlarımla birlikte çalışarak hazırladığımız bildirinin sonuçlarına göre ; MEBOkul Öncesi Eğitim Programını uygulayan okulları tercih eden ebeveynlerin %37,5 (n=55)’i haftada bir , %15,8 (n=23)’i ayda bir , %20,5 (n=30)’i iki ayda bir , %26,0 (n=38)’ı 3 ay ve üzeri sürede çocuklarına oyuncak aldıklarını belirtmişlerdir. Yani çocuklarımıza sık sık oyuncak aldığımızı net bir şekilde görebiliyoruz. Anaokullarında , sınıflardagözlemliyoruz , çocuklar en çok üretebildiği ve yeniden yeniden kullanabildiği oyuncakları daha çok tercih ediyorlar. Literatürde bunlara eğitici oyuncaklar da diyoruz. Ancak bu kavramın içerisine tam da girmeyebilir. Yukarıda bahsettiğim aynı araştırmanın sonuçlarına göre; aileler eğitici oyuncakları fiyatlarından dolayı tercih etmiyordu. Aylık gelir seviyesi 0-2000TL olan ebeveynlerin, aylık gelir seviyesi 4001TL-5000TL arasında ve 5001TL ve üzeri gelir seviyesine sahip ebeveynlere göre daha az eğitici oyuncak aldıkları görüldü.

Ayda bir gün oyuncak üretme günü ilan edin çocuğunuzla ve ona sorun “Bugün ne keşfetmek istersin? Ne icat edelim seninle? Neyi birlikte yapalım?” diye . Belki bir astronot kıyafeti yapacaksınız alüminyum folyodan, yeni bir ev inşa edeceksiniz evde bulduğunuz bir materyalden. Örgü bilen anneler! Sık iğne ile çok güzel bebekler örebilirsiniz. Bu sayede çocuğunuz da emek verilen şeyleri öğrenecek. Kıymetini bilecek. Her şeyi satın alarak değil de çabalayarak da bulabileceğini fark edecek. Üreten bir nesil için bunlara ihtiyacımız var. 

Doktor anne-babanın çocuğunun ilaç şişelerinde neler yaptığını görseydiniz sizler de bu konuda bana hak verirdiniz. O bir sürü para verilen oyuncakları bir kenara bırakıp anne ve babasıyla birlikte ürettiği oyuncaklara verdiği değeri görseydiniz… Teşvik eden olmak önemli , her istediğini önüne sunan değil. 

Bir de “Hayır” diyebilen ebeveynler olalım artık. Çoğumuz çocuğumuza hayır dediğimizde yanlış bir şey yaptığımızı düşünür olduk. Ancak net çizgilerimiz olduğu sürece ve hayırlarımız değişken olmadığı sürece “Hayır”ı kullanabilmeliyiz. Evetleriniz çocuğunuzu yönlendirmesin. Tabi burada “hayır”larınızın ayarını da iyi tutmalısınız. Robot değil çocuk yetiştiriyoruz. 

“Hazıra dağ dayanmaz.” Sözü belki size biraz sığ kalabilir bu noktada fakat üretilen şeyler artık o kadar çok birbirinin tekrarı haline geldi ki hazırlar da sıkıcı olmaya başladı. Üzülerek söylemek isterim ki belli bir süre sonra “almak” size artık bir şey kazandırmayacak !

Üreten , destekleyen, güdüleyen, sabırlı ebeveynler olabilmek dileği ile…

Uzm. Çocuk Gelişimci Sena ALPSOY

 

(Araştırmanın detayları için; https://www.researchgate.net/publication/327905501_FARKLI_OKUL_ONCESI_EGITIM_PROGRAMLARINA_DEVAM_EDEN_COCUKLARIN_EBEVEYNLERININ_OYUNCAK_TERCIHLERININ_INCELENMESI )

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Üstün Zekalı Çocuklarda Stresin Stresini Bir Başka Stres ile Yok Etmek

Stres, birçok insanda olumsuz etkilere neden olur? Ancak, belli düzeyde stresin olması gerektiği uzmanlar tarafından söylenir. Evet vücudumuzdaki kaslara da baktığımızda belli düzeyde gerilmişlerdir....