Üstün/Özel Yetenekli Çocuk Nasıl Anlaşılır?

Bu konu ile ilgili birçok istek geldiği için öncelik vermeye çalıştım. Öncelikle üstün/özel yeteneklilik olgusunun özel eğitim gereksinimi olan grup içerisinde bir grup olduğunu hepimizin anlaması gerekiyor. Bu çocuklar özel eğitimi hak ediyorlar, bu çocuklar eğitimsel uyarlamaların yapılması bir yasal zorunluluktur. Bazı temel kavramları anlamaya çalışalım.

Üstün zekalılığı anlamak için teori/kuramı anlamak gerek

Teoriler sanıldığının aksine en üst düzey bilgilerdir. Bilim insanları tarafından ortaya atılırlar. Kuramlar içerisinde bilimsel yasaları, gözlem ve deney sonuçlarını barındırırlar. Kuramlar, olgu adını verdiğimiz tekrar edebilen gözlemlenebilen oluşların açıklamalarıdır. Olgu ve olgular arasındaki ilişkileri açıklayan en üst düzey zihinsel bilgi türüdür. Kuramlar genelde gözle göremediğimiz şeylere açıklama getirir. Örneğin evrim, kuantum kuramları gibi

Burayı anladığımıza göre zekâ denilen kavramında kuramlarla açıklandığını çok iyi anlayabiliriz. Zekâyı, Gardner problem çözme yeteneği, Piaget çevreye uyum sağlama becerisi, Sternberg de çevreyi değiştirme becerisi olarak kuramsallaştırır. Peki hangisi doğru, kuramlar yanlışlanıncaya kadar doğru kabul edilir. Ben Sternberg’e katılıyorum mesela. Çevreye hayvan da bitki de uyum sağlar belli ölçüde. Ancak çevreyi değiştirme gücü çok fazla olan bence çok daha zekidir. Neyse, zekâyı böyle açıkladık diyelim. Üstün zekâ ne peki?

Üstün zekâlılık olgusu da kuramlarla açıklanır. Birçok kuramcı bunu açıklarken gözlem, deneyim ve yasaları kullanır. Örneğin bu işin en babalarından olan Renzulli şu üç şeyin hepsi olmazsa üstün zekâlılık olmaz der. Bunlar, genel ve özel zekâ/yetenekte normalüstülük, göreve adanmışlık ve yaratıcılık. Birçok kuramcı yaratıcılığın olması gerektiğinde hem fikirdir. Genel zekâ (IQ puanı ile belirtilir) da normallerden farklı olmalıdır. Ayrıca belli yetenek alanlarında da (liderlik, sanat, spor gibi) normallerden üstte olmalıdır. Göreve adanma ve motivasyon oldukça önemlidir. Kuramların çoğunda vardır. Yani motivasyonu, azimliliği, kararlılığı yüksek olmayan birinde üstün zekâlılık ortaya çıkmaz.

Çocukta üstün zekâlılık olmaz mı?

Bu fikir Tannenbaum adlı bilim insanın görüşüdür. Çok az istinası ile ki onlara biz prodiji diyoruz, bunlar 10 yaşına kadar birçok önemli kişiden daha yetenekli olabilirler. Çocukta üstün zekâlılık olmaz. Bu tartışmayı Gagne de yapar. Üstün zekalılık bir ham maddedir der. Üstün yeteneklilik ise o ham maddenin çevresel ve bireysel katalizörlerle (işi hızlandıran) dönüşmüş halidir der. Bence haklıdır Gagne. Biz çocukta üstün zekalılıktan bahsedebilmemiz için çocuğun yaratıcı ürünler ortaya koyması gerekir.

O zaman bir çocuk üstün zekalılık olgusu taşırken sonradan değişim geçirir mi?

Bunu Farklılaştırılmış Öğretim kitabımda şu örnekle açıklıyorum.

Üstün zekâlılık kuramlarının açıkladıktan sonra üstün zekâlı öğrencilerin özelliklerinden bahsetmenin yararlı olacağı düşüncesini yaşanabilecek bir örnek olayla açıklamaya çalışalım.

“Ayşe Hanım ikinci sınıf öğretmenidir ve üstün yetenekli birey tanısı alan Ahmet adında bir öğrencisi vardır. Ahmet 3 yaşında okuyan bir öğrencidir. Deneylere ve fene çok ilgilidir. Öğretmeni, Ahmet’in bu yönüyle arkadaşlarından farklı olduğunu biliyor. Eğitim döneminin başında Ahmet’in ilgi alanıyla ilgili kitapları okumasını öneriyor. Onun çalışmalarıyla ilgileniyor, vakit ayırıyor. Yani Ayşe Hanım, Ahmet için farklılaştırılmış öğretimi uyguluyordu. Ancak sınıftaki diğer öğrencilere de vakit ayırmak zorunda olduğundan, Ahmet ile eskisi gibi ilgilenemiyor. Dönem sonuna doğru Ahmet’in deney ve buluş yapmaya, bilim öğrenmeye olan merakı ve ilgisi azalıyor, bu alandaki yeteneğini kaybediyor. Ahmet ilk başlarda kendi yaş grubunun çok ilerisinde bilime ilişkin merak, ilgi ve beceriye sahipti. Bundan dolayı bu alan ile ilgili yüksek düzeyde göreve bağlılığı ve motivasyon vardı. Aynı zamanda yaratıcı fikirler üretebiliyordu. Öğretmeninin ilgi eksikliği nedeniyle, bu alanla ilgili kendi başına araştırmalar ve deneyler yapma gibi davranışlarında düşüş (göreve adanmışlık ve motivasyonda azalma) meydana geldi. Bu örnekte görüldüğü gibi benzer durumlar karşımıza çıkabilir. Açıkladığımız üstün zekalılık kuramlarına göre Ahmet’e üstün zekâlı mı yoksa üstün yetenekli etiketi mi koymalıyız? Hangi model Ahmet’in durumunu daha iyi açıklamaktadır? Ahmet’in durumuna uygun farklılaştırılmışöğretim ve eğitimsel strateji ne olabilir? Ayşe Hanımın bu özel gereksinimli öğrencisi hangi konularda danışmaya ihtiyaç duyar? Okul yönetimi Ahmet için ne gibi uyarlamalara gitmelidir?

Bu soruları çok da detaylı olmayacak şekilde cevaplandırmaya çalıştığımızda; üç kuramcının da Ahmet hakkında söyleyecekleri farklı şeyler olduğunu gelin birlikte görelim.

Renzulli; Ahmet normallere göre üst düzey bilimsel yeteneğe sahiptir, ayrıca zekâ testinden aldığı puan açısından da genel zihinsel kapasitesi üst düzeydedir. Yaratıcı fikirler de üretmektedir. Aynı zamanda bilimsel çalışmalara vakit ayırması ve buluşlar yapmaya çalışması konusunda azimli duruşu nedeniyle de göreve bağlılığından söz edebiliriz. Bu açılardan bakıldığında Renzulli’nin kuramındaki üç bileşinin ilk başlarda görülmesi nedeniyle Renzulli Ahmet için “üstün zekâlı birey” der. Ancak dönem sonuna doğru göreve bağlılığındaki azalma, kuramdaki bir bileşenin olmamasından dolayı, Renzulli Ahmet’i “üstün zekâlı birey” olgusundan çıkarır.

Tannenbaum ise Ahmet’in üstün zekâlılık potansiyeli olduğuna doğru ve rasyonel bir kanıtın getirilmesini ister. İleride yaratıcı üretken birey ya da iyi performans gösteren birey olma durumunu betimleyebilmemiz için potansiyel konusunda bir ölçüt getirmemiz lazım, der. Bu iki durumu dikkate alarak Ahmet hakkında yorum yapılabilir. Şimdi bir şey demek doğru olmaz, diyerek görüşünü açıklar.

Gagné ise üstünlük potansiyeli (gifted) olan bu çocuğun üstün yeteneklilik durumuna doğru evrilmesi için gerekli olan çevresel ve bireysel katalizörlerde sorun olduğunu söyler, bunlar düzenlendiğinde bilim alanında üstün yetenekliliğin (üstün performans) ortaya çıkabileceğini belirtir.

Dikkat edilirse kuramcıların üstün zekâlılık olgusuna bakışları birbirinden farklıdır. Bu durum bizim de üstün yetenekli çocuklaracyönelik eğitim uygulamalarımızı etkilemektedir. Ayşe Hanımın Ahmet için uygulayabileceği birçok eğitimsel yaklaşım bulunmaktadır.”

Şimdi biraz daha berraklaşmıştır sanırım üstün zekalılık olgusu. Şimdi gelelim bu potansiyele sahip çocukları nasıl anlayacağımız konusuna.

Üstün zekalılık ile ilgili erken işaretler nelerdir?

Şunu hepimiz biliyoruz ki, özel eğitimde erken tanı ve müdahale özel eğitimde başarımızı artırır. Ailelerin ve eğitimcilerin üstün zekalı olabilecek çocuk ile ilgili erken işaretleri bilmesi çok önemlidir. Üzgün olarak belirtmek isterim ki, ailelerin %7-8 gibi düşük bir oranı 0-3 yaş aralığında bu çocukları farkeder. Büyük oranı %70-80 okul yıllarında 4-9 yaş aralığında bu çocukların tanılama süreçlerine başlar. O da okula başladığı zaman yaşanan sorunlarla kendisini gösterir. Biz insanı eğitimciler ve psikologlarda dahil insanı tek boyutta ele almadığımız için her boyutundaki bazı işaretlerden bahsedelim.

Öncelikle zihinsel göstergeler

  • Dil becerilerinde ileri düzeyde olma durumu
  • Eken okuma ve öğrenme
  • Görsel/uzamsal yetenekte ileride olma
  • Yüksek düzeyde fikirleri ilişkilendirme becerisi
  • Öğrenmeye karşı olumlu tutum gösterme
  • Yüksek hafıza
  • Matematik yeteneği ya da soyutlama becerisi

Şimdi bunları inceleyelim. 1 yaşında ve altında bir çocuğun Turkcell reklamını görüp, sonra dışarı Turkcell logosunu görünce bunu söylediğine şahit olmuşsunuzdur. Küçük Adam Tate filmini izlerseniz orada da görürsünüz. Annesi çocuğuna bakar ve Coffer der, anne hayır o elindeki tabak diye tartışır. Ancak çocuk Coffer reklamını görmüş bırakın tabağı, tabağın markasını bile bilmektedir. Bu hem hafıza, hem de erken konuşma örneği mesela.

Eğitimlerimde anlatırım bir örneği biz Urla’dayken ben 6-7 yaşındayım. Misafirlerin çocuklarıyla evin aşağısın bir tarla doğru gezmeye gittik. L şeklindeki demir borudan tazyikle akan su toprakta bir çukur oluşturmuştu. Bizimle yaşıttı o çocuklar ve biri dedi ki “Ben buraya (su birikintisine) dalarım” ben de içimden “bu çocuk salak mı?” demiştim. Nasıl suyun derinliğine anlamaz, o suyun toprağa düşmesi ile oluşturduğu derinlik olsa olsa yarım metreydi. Sonra daldı bizim akıllı, kafayı da çarptı ve ağlaya ağlaya döndük eve. Şimdi bu çocukta görsel/uzamsal beceri çok gelişmemiş diyebiliriz. Daha birçok örnek verebilirsiniz. Örneğin, meşe (bilye) oyununu bilirsiniz mahallelerde oynardık. Tigana diye bir çocuk vardı. Urla’daki mahalleri gezer ve herkesi üterdi. O gelince biz oyunu bırakırdık. Küçük 10 metrede “baş ya da başaltına” vururdu. Sekmez asla.

Bir aile ÜYÜKEP’te bana anlatmıştı. “Çocuğum 3 yaşına yeni geçmişti. Ben yatmadan kitap okuyordum. Onu uykuya hazırlıyordum hep. Bir gün çok yorgundum. Kitabı okurken dikkatim dağılmış, baktım çocuğum doğrusunu söyledi. Ben şaşkın bir şekilde baktım. Demek ki okumayı biliyor”. Bu gibi birçok örnek bulabiliriz erken okumaya dair.

Piaget’i yanlışlar şekilde birçok aileden çocukların soyut kavramlar üzerine konuştuklarını duyuyorum. Hele bugün birinden duyduğum oldukça ilginç “ben peygamber olacağım” diyormuş. Yüksek soyutlama becerisini çok küçük yaşta yaptıklarını görüyorsunuz. Somut-yakın, somut-uzak, soyut-yakın, soyut-uzak kavramlarda en üst düzey olan soyut-uzak kavramlarla ilişki kurabilmesidir. Örnek verelim mi?

Çocuğu elma deyin bakalım. Ne diyecek bıçak, tabak diyorsa buna somut-yakın ilişki diyoruz. Normal çocuklar bunu yapabilir. Elma dediğimizde sevgi, huzur, mutluluk diyorsa da elma ile ilişkili soyut yakın kavramları söylemiş olur. Ancak elma dendiğinde elmaya yüklenen anlam kızıl elmada olduğu gibi özgürlük, güç gibi anlamları söylerse o zaman bu soyut-uzak ilişki kurabilmektir kavramlarla. Bu testi “Yaratıcı Anneye Sihirli Notlar “ ve “Bilimsel Yaratıcılık” kitabımda detaylı olarak anlattım oraya bakabilirsiniz.

Bir gün bana ÜYÜKEP’te bir aile geldi. Çocuk muhteşem, öyle de tatlı ki. Çocuğun annesinin babası yaşadıkları köyde şu şekilde biliniyor. 10 sene önce bugün hava nasıldı diye sorun size söylüyor. O gün yaşananlar tüm detayları ile biliniyor. Ben böyle muhteşem hafızaya çok rastlamadım. Annesinden de o genler çocuğa geçmiş sanırım. Geçmişte yaptıklarını tüm detayları ile anlatabiliyor.

Bir de ben ekleyeyim mi? Benim şu an elimde “Yalancının Beden Dili” diye bir kitap var. Bunu biraz inceledim. Bu kitapta profesyonel yalancılardan bahsediyor. Bunlar aslında oldukça zeki insanlar ve kendilerini kolay kolay ele vermiyorlar. Aslında kolayca insanları aldatabilenler üstün zekalı kişilerdir. Bunların ilk işaretleri küçüklükte karşımıza çıkar. Size öyle numara yapar ve sizi aldatır ki kolay kolay anlamazsınız.

Peki davranışsal olarak erken işaretler…

  • Az uyurlar
  • Çok enerjiktir
  • Kardeşlerini kullanırlar
  • Tekrar ve basitlik içeren şeylerden sıkılırlar

Ailelerden o kadar çok duydum ki, ben bu çocuğu büyütünceye kadar hatta hamileyken neler çektim. Uyumuyor bir türlü. Evet bunların gözleri ve kulakları sanki radar, her yeri tarar. Mimar Sinan’ın evine Kayseri’ye gittim. Çok güzel odalardaki tasarım. Orada yetişiyor. Ayrıca devşirildiğinde ise birçok ülkeyi gördüğü ve oradaki mimariyi zihnine kopyaladığı düşünülüyor. Bu çocuklarda bu etrafı keşfetme isteği onların uykusunu azaltır. Bazen anneler çocuklarını uyutup rahatlamak ister. Ama bu çocuklarda öyle bir şansları yok ne yazık ki. “Hatta sizi duydum” diye sizin yanınıza gelir.

Bitmeyen tükenmeye şarjlı pil gibidirler. Şarj süreleri oldukça kısadır. Ama bu yönlerinin yanında sıkıldıklarına da şahit olursunuz. Çünkü, tekrar ve basitlik içeren konularda sıkılgan tavır sergilerler.

Liderlik özellikleri onları herkesi kullanmaya, politik zekalarıyla insanları iknaya iter. Bazen alış veriş merkezlerinden arkasına takmış bir çocuk çocuğu tren yapmış kişidir, bazen evcilikte kral gibi herkesi kendine hizmet ettiren kişidir.

Gelelim duygusal işaretlere…

  • Ölümden korkarlar
  • Kendinden yaşça büyüklerle huzurludurlar
  • Sosyal ilişkilerinde zorluklar görülebilir

Ölüm korkusu birçok çocukta gelişmemiş olabilir. Ancak bunlarda birçok duygunun erken gelişimine rastlarsınız. Kendinden büyüklerle muhatap olmak isterler çünkü onlarla mutlu ve huzurlu olurlar. Anlaşıldıklarını hissederler. Örneğin sembolik oyun dönemi vardır gelişimde. Çocuklar, süpürgeyi at yapar,  araba yapar. Ancak bu çocuklar için bunlar saçma gelir. Bunlar gerçekliğin ötesinde hayal kurarlar. Bunu duygularıyla yaşarlar. Sosyal ilişkilerde sorunlar görülür. Örneğin üstün zekalılarda “kardeş kıskançlığı” eğer kontrol edilmezse çok derinden yaşanır. Eğitimlerimde Hz. Yusuf’u örnek veririm. Aslında kardeşleri de çok zekidir. Ancak Yusuf üstün zekalıdır. Müthiş bir kıskançlığa maruz kalır. Erken ergenliğe ulaşır. Ancak ergenlik dönemi de olsa müthiş bir otokontrole de sahiptir. Neyse bunları sonraki yazılarda detaylı olarak anlatırız.

Aşırı uyarılabilirlik alanları ile de erken işaretler anlaşılabilir…

Bu kavramı Rus psikolog Dabrowski ortaya atmıştır. Ona göre ahlaki gelişimde en üst düzeyde olan kişiler 5 tane aşırı uyarılabilirlik alanı taşırlar. Bu alanlarda normal bireylere göre oldukça hassastırlar. Bu alanlar; psikomotor, zihinsel, duyusal, duygusal ve hayalgücüdür.

Alanlar ver Özellikleri şu şekildedir;

Psikomotor: Fiziksel enerjilerin yüksekliği, hızlı konuşma, aşırı tepkisellik şeklinde görülür.

Duyusal: Örneğin, tişörtün etiketinin kesilmesi nedeniyle oluşacak durumda sürtünen yerde hassasiyet gösterme ve rahatsız olma durumu. Kokuları tatları, sesleri, ışığı yoğun hissetme durumu.

İmgesel: Yüksek hayal gücü yeteneğine sahiptirler. Olayları hatırlayabilir. Bir olay olmuşsa o olayın nasıl gerçekleştiğini hayaliyle görebilir. Gördükleri rüyaları kolay kolay unutmazlar.

Zihinsel: Daha çok zor, karmaşık, zihinsel işlem gerektiren şeylerden hoşlanırlar. Akademik konular, bilim çok hoşlarına gider. Bu gruptaki bireyler, “Sana verilecek cezalardan biri ne olabilir?” sorusuna “Bilim ile ilgili kitaplarımdan beni ayırmak” diye cevap verebilir.

Duygusal: Duygusal yoğunlukları yüksektir. Olaylardan yoğun bir şekilde etkilenebilirler. Korkuları, sevinçleri, mutlulukları yoğun yaşarlar. Empati yetenekleri yüksektir.

Peki elimizde bir ölçek olsa nasıl olmalı?

Bir çok üstün zekalılık  ölçeği geliştirilmiştir. Ben size Silverman’ın 25 davranış üzerinden olanını sunacağım. Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi bu 25 davranış üzerinden puanladığımızda bu davranışların çoğunda en ileride olanlar üstün zekalılık açısından erken işaretlere (potansiyele) sahiptir diyebiliriz.

  • Olayların arkasındaki nedenleri çok iyi anlarlar (iyi düşünürdürler)
  • Hızlı öğrenirler
  • Geniş kelime dağarcıkları vardır
  • Harika hafızaya sahiptirler
  • (İsterlerse) uzun süre dikkatlerini odaklayabilirler
  • Kolay incinirler (duygusal hassasiyetleri vardır)
  • Tutku gösterirler
  • Mükemmeliyeçilerdir.
  • Yoğunlaşabilirler.
  • Ahalaki duyarlılıkları yüksektir.
  • Güçlü merakları vardır.
  • İlgi alanlarında sebat gösterirler
  • Yüksek enerjileri vardır.
  • Kendinden yaşça büyüklerle arkadaşlık kurmayı tercih ederler.
  • Çok geniş ilgi alanları vardır.
  • Espiri (mizah) yetenekleri yüksektir.
  • Erken okuryazardırlar
  • Adalet ve dürüstlükle ilgilidirler.
  • Yargılama ve muhakeme yetenekleri yüksektir.
  • İyi gözlemcidirler.
  • Canlı hayal güçleri vardır.
  • Oldukça yüksek yaratıcılıkları vardır
  • Otoriteyi sorgulama eğilimi gösterirler (isyankardırlar)
  • Matematik (sayılarlarla) oynarlar
  • Parça birleştirmede (puzzle) iyidirler.

Bu 25 davranış sizin ölçeğiniz olsun. Buna göre çocuklara bakın ve bu davranışlarda çok yüksek düzeyde olan çocuğunuz ya da öğrencilerinizin üstün zekalı olması konusunda şüphelenebilirsiniz. Bundan sonra yapılacak şey ise tanılamadır. Bu çocuklar nasıl üstün zekalı olarak tanılanır. Zeka testleri ve hangisi, hangi yaşta daha uygundur gibi soruların yanıtını sonraki yazımıza bırakalım.

Doç.Dr. Hasan Said TORTOP

Üstün/özel Yetenekliler Uzmanı

Kaynaklar

Tortop, HS (2018a). Üstün zekalılar için farklılaştırılmış öğretim müfredat farklılaştırma modelleri. İstanbul:Genç Bilge

Tortop, HS (2015). Üstün yetenekliler üniversite köprüsü eğitim programı (ÜYÜKEP) modeli. İstanbul:Genç Bilge

Tortop, HS (2018b). Bilimsel yaratıcılık kuramları, eğitimi, değerlendirmesi, teknikler ve etkinlikler. İstanbul:Genç Bilge

Tortop, HS (2018c). Yaratıcı Anneye Sihirli Notlar. İstanbul:Genç Bilge

Hasan Said TORTOPhttps://yetenekvegitim.com
Doç.Dr. Hasan Said TORTOP kimdir Hasan Said TORTOP, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını bilim eğitimi üzerine yapmıştır. Akademisyenliğe geçişi (2012) öncesi Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda fen bilimleri öğretmeni olarak çalışmıştır. Bunun son üç senesi üstün/özel yetenekli öğrencilerin eğitim gördüğü Bilim ve Sanat Merkezlerinde olmuştur.2012 yılında akademisyenliğe Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (Zonguldak) başlamıştır. 2013 yılında Üstün Zekâlılar Eğitimi alanında Türkiye’deki ikinci dergiyi “Üstün Yetenekliler Eğitimi Araştırmaları Dergisi (UYAD) kurmuş ve editörlüğünü 2017 yılına kadar yapmıştır. Bunun yanında 2013 yılında Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi (dergipark.gov.tr/jgedc) ve Üstün Yetenekli Genç Bilim İnsanları Eğitimi Dergisi (JEGYS) (dergipark.gov.tr/jegys) dergilerini kurmuş ve halen editörlüklerini yapmaktadır. Bu dergilerden JEGYS uluslararası bir dergi olup ingilizce olarak yayınlanmaktadır. 2013 tarihinde özel yetenekli çocukların eğitimi için Özel Eğitim Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni kurmuştur. Bu merkez bünyesinde Türkiye’deki özgün iki programdan biri olan Üstün Yetenekliler Üniversite Köprüsü Eğitim Programı (ÜYÜKEP) Modeli’ni hayata geçirmiştir. Halen İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Özel Eğitim Bölümü Öz Yetenekliler Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı olarak çalışmaktadır. “Üstün Zekâlılar Eğitimde Farklılaştırılmış Öğretim Müfredat Farklılaştırma Modelleri”, “Üstün Yetenekliler Üniversite Köprüsü Eğitim Programı ÜYÜKEP Modeli” ve “Bilgin ve İlgin Bilimsel Araştırma Projesi Yapıyor” adlı kitapları yayınlanmıştır. Bu zamana kadar 40 a yakın ulusal ve uluslararası makalesi yayınlanmış, 10 a yakın proje yürütücülüğü yapmıştır. Çalışma alanları; üstün/özel yetenekliler eğitimi, farklılaştırılmış öğretim, bilim eğitimi şeklindedir. Projeler Zonguldak Jeobilim Okulu – TÜBİTAK Projesi - Yürütücü Batı Karadeniz Proje Fikrini Arıyor - TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yeteneklilerin Eğitiminde Çağdaş Yaklaşımlar-Proje Danışmanlık Eğitimi- TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yeteneklilerin Eğitiminde Çağdaş Yaklaşımlar - TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yetenekli Öğrencilere Yönelik Fen ve Mühendislik Uygulamaları (STEM) Eğitimi- TÜBİTAK Projesi- Yürütücü İdari Görevler Bülent Ecevit Üniversitesi Özel Eğitim Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü (2012- 2017) Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölüm Başkanı (2015- 2017) İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı (2017 halen) Editörlük Üstün Yetenekliler Eğitimi Araştırmaları Dergisi (Journal of Gifted Education Research) web sitesi: www.uyad.beun.edu.tr – Kurucu ve Editör (2013 - 2017) www.uyad.beun.edu.tr Journal for the Education of Gifted Young Scientists. Web sitesi: www.jegys.org – Kurucu ve Editör (2013- Halen) www.jegys.org Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi Web sitesi: www.jgedc.org – Kurucu ve Editör (2014- Halen) www.jgedc.org Yükseköğretim ve Bilim Dergisi Web sitesi: www.higheredu-sci.beun.edu.tr Yardımcı Editör (2012- 2017) Ödüller Bülent Ecevit Üniversite Bilim ve Hizmet Ödülleri (2013). Sosyal Bilimler Alanında En Çok Yayın Yapan Akademisyen Ödülü (ikincilik). Makaleler Üstün Yetenekliler Eğitimi 6 Yabancı 24 Ulusal makale Kitaplar Üstün yetenekliler üniversite köprüsü eğitim programı ÜYÜKEP Model. Üstün zekâlılar eğitiminde farklılaştırılmış öğretim müfredat farklılaştırma modelleri Bilgin ve İlgin Bilimsel Araştırma Projesi Hazırlıyor Yaratıcı Anneye Sihirli Notlar Geleceğin Bilimi Genetik (Tematik Ünite) Bilişsel Alan Yeteneği Boyama ve Etkinlik Kitabı Temel Kodlama Becerileri Eğitimler 11-15 Aralık 2017 MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü- Özel Yetenekli Öğrenciler Eğitici Eğitimi ve Program Geliştirme Çalıştayı- 130 BİLSEM öğretmenine Farklılaştırılmış Öğretim Tasarımı Hazırlama Eğitimi- Değişik Kurumlarda yaklaşık 1000 Öğretmene www.farklilastirilmisogretim.com Etimesgut İlçe MEM- Üstün Yetenekliler Eğitimci Eğitimi STEM Eğitimi Yetenek Geliştiren Aile Eğitimi Danışmanlıklar Türkiye’deki farklı kolejlere Seminerler TEVİTÖL - FMV Işık Okulları Küçük Prens Okulları TV Programları Zonguldak Yerel TV EGTYayin ÜLKE TV E-mail: hasantortop@aydin.edu.tr Telefon: 0505 3835795 Danışmanlık Almak İçin: https://gencbilgegitimdanismanlik.com/randevu/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Okul Seçimi ve Değiştirmede Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Okul, çocuğun yetenek gelişiminde önemli unsurlardan biri. Tabi okulu sadece bina olarak ya da popüler ve zengin insanların gittiği yer olarak düşünürseniz, çocuğunuz için...
- Advertisment -