Üstün Zekalı Çocuğu Olan Aile Nasıl Bir Danışmanlık Almalılar?

ÜZ çocuğu olan ailelerin eğitimine hız ve yoğunluk vermeye başlamam ile birlikte nasıl bir terapi süreci ve şekli izlemem konusunda kendime sorular sormaktaydım. Bu soruların yanıtlarının genelde deneyimsel ve gözlemsel planda karşıma çıkmaktaydı. On senelik ÜZ çocukların eğitimiyle ilgilenmem, aileleriyle muhatap olmam sebebiyle birçok konuyu görmekteydim. Ailelerin evlerine giderek yaptığım bizzat ziyaretler, gözlemlerim, mentörlerim aracılığıyla aldığım bilgilerden elde ettiğim görüşlerle yaptığım müdahalelerin faydalı olduğunu görmem sevindiriciydi. Ancak bu süreçlerin bilimsel arka planının da oluşması gerekiyordu.

Aile eğitimlerimde 100’den fazla aileye bilimsel birikimi, onların deneyimleri ile etkileşimle verdiğim Tecrübe Etkileşimi Vasatında Araştırmalarla Zenginleştirilmiş Üstün Yetenekliler Aile Eğitim Programı (TEVAZU) etkisini görüyordum (Tortop, 2016). Ancak birebir yapılan danışmanlıkta bir zeminin oluşması elbette gerekliydi. Bu zeminin esnek, kısa, ekonomik, etkili ve danışanın lehine olması gerekiyordu. Bu ne olabilirdi?

Tüm bu sorular kafamı karıştırırken psikoloji anabilim dalında tez danışmanlığını yaptığım Abdullah beyin çalıştığı Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi’nin (KSDP) bu çocuklar ve aileleri için en doğru yöntemsel araç olduğunu gördüm. Bununla ilgili makalemizi yazdığımızda, ülkemizde bu alanın uygulayıcıları da hayretle karşılaştı. Hatta ABD’deki KSDP ekolünün kurucularına makalenin ingilizce özetini attılar. Yanıt şuydu;

“ABD’de eğitimciler ve pedagoglar olarak siz farkına varamadınız ama Türkiye’de birisi bunu görmüş ve bizim kuramımızı destekleyici önemli bir tez ortaya atılmış” dediğini bize iletti.

Bu beni çok sevindirmişti. Yaratıcılığın çok önemli olduğunu hep söylerim. Psikoloji bilimindeki bir yöntemin üstün zekâlılara nasıl adapte edileceğini hızlı bir kavrayışla görmüştüm. Bunun bu alanın kurucuları tarafından “tam isabet” denmesi de bunun teyidi oldu.

Bunu görmeme etken şeyler nelerdi?

  • Üstün zekâlılar ve aileleri hızlı düşünen ve aceleci kişilerdi. Onların terapi süresinin de hızlı olması gerekiyordu.
  • Terapinin dinamik yapıda olması gerekiyordu. Kişinin bütüncül ele alınması ve psikolojik yapısında tekrar toparlanmanın yine kendi yapıtaşlarının yeniden düzenlenmesi ile olması gerekiyordu.
  • ÜZ aileleri çok okuyan ve araştıran ailelerdi. Ancak bu keşif süreci ülkemizdeki sınırlı kaynaklardan dolayı mitsel (yanlış inanışlar) olarak ilerliyordu. Bu ise kişiyi kısır döngüye sokuyordu. Keşif sürecinde normaller için doğru olan ama ÜZ’ler için yanlış olan ve çalışmayan bilimsel gibi gözüken durumların yine kendi keşif sürecinde görülmesi ve içgörü sağlanması gerekiyordu.
  • Genelde üstün zekâlılık olgusunun kişinin kendisi ve kişiler arasında kendisine normal gözüken ama maladaptif ilişki örüntülerinin şemalar haline gelmesi durumuna yine katılımcı ve gözlemci rolle destek olmak gerekiyordu.
  • ÜZ ailelerinin güçlü yapısı terapi sürecinin kısalığı ile birlikte değişimin kendi ellerine verilmesiyle, iyileşmenin itici gücü oluyordu.
  • ÜZ ailelerinin sadece tıkanmışlık durumunu kısa sürede kendilerinin görmesini sağlamak yeterliydi.
  • Danışan olarak gelenlerin birçoğunun asıl sorunu çocuğunda beklenilen eğitimsel performansındaki düşüklük nedeninin arka planını kendi duygusal sorunlarının olduğunu anlamalarının kısa sürede gerçekleşebiliyor olmasıydı.
  • Bir de benim hayatımın bu anına kadar eğitimcilik yönümde de karşımdaki öğrencilerimden, asistanlarımdan, çalışma arkadaşlarımdan beni hızlı anlamaları ve hızlıca çözüme gitmeleri beklentimden dolayı, 4-5 adım sonrası ile ilgili çözümleri söyleme durumum sorun yaratıyordu. Bu sorun genelde normal zekâ düzeyinde olan kişilerle ilişkilerimde oluyordu. ÜZ aileleriyle ve çocuklarıyla etkileşimde bir otomatikleşme oluşmuştu sanki. Bir şey söylediğimde “Hocam tamam” dediklerini duyuyordum. Hızlı bir kavrayış hakim oluyordu beni tanıdıklarında. Örneğin bir ailenin evinde yemeğe davetli olduğumda ailenin farkında olmadan iki numaralı çocuğa yaklaşımının yanlışlığına söylediğimde,  önce “Hocam öyle değil aslında …” hemen bir gün sonra “Hocam başladık” dediklerini duyduğumda aradan geçen 6 ay sonunda ise “Hocam gerçekten çok iyi bir adım atmışız, bunu görmemizi sağladınız” yanıtını almak ve bu sürecin hızlı işlemesi KPSP’nin kullandığım yönteme ilişkin uygunluğuna yönelik görüşümü destekliyordu.
  • Farkında olmadan süre ve sınır vererek çalıştığımı hissettim. Mentörlerim de “hocam napalım 2 ay oldu” dediğinde ben de “Bize ayrılan süre bu kadar, çekiliyoruz” diyordum. KSDP’nin de bu yapısı da danışmanlık tarzıma uygun oluşu da uyumluydu.
  • ÜZ çocuğu için gelen ailelerde gördüğüm en önemli durumun çocuklardaki duygusal durumun ve bunun kişiler arası ilişkilerde bağlamın önemine olan inancımın KSDP’de de ele alınması bana tam isabet dedirtiyordu.
  • Çocuk ne yaşamıştı, yaşadıkları kendisini nasıl etkilemişti. Ailenin çocuğa yaklaşım geçmişi nasıl geliyordu. Bunun sorunun görülmesi ve çözümünde etkisi önemliydi.
  • Bu zamana kadar eğitimini verdiğim öğrencilerimin ailelerine danışmanlık yaptığımda, eğitim programıma katılan ve sebat edip devam eden ailelerde sorunlu durumların çözümüne ulaştığımızı gördüm. Bu ise bana aile ile benim aramda güvenin oluşması ile mümkün oldu. Bu ilişkinin güçlenmesi ölçüsünde ailenin çocuğu ve diğer konularda duygularını daha rahat dışa vurarak kendi durumunu daha net görebilmiştir. İlişkinin güçlenmesi bazen zaman almaktaydı. Bu süreçte aktarımlarının farkına varma daha hızlı gelişti. Tüm bu süreçlerin KSDP’nin müdahale stratejileri içinde de yer almaktadır.
  • ÜZ çocukları olan ailelerin çocukları ile ilgili eğitim arayışları ve sorunlu durumlarının çözümleri gibi süreçlerinde oldukça aktif, araştıran, hızlı, sonuç odaklı tutumlarının KSPD eksenli verilen danışmanlıkta da benzer yapıda olması yine uyuma işaret eden bir durumdur.

KSDP’nin neden ÜZ çocukları olan aileler için uygun olduğunu düşünmeme ilişkin daha birçok neden sayılabilir. Aileye yönelik danışmalara ek olarak TEVAZU’daki deneyim paylaşımına dayalı etkileşimin danışanın yeni deneyimlere açıklığını geliştirmek ve farklı anlayışlar geliştirmek açısından etkisi büyüktür.

ÜZ çocuğu olan ailelerin yaşadıkları sorunların kendi gibi olan ailelerle benzer yapı ve örüntüler göstermesi ancak yine ailelerin çözüme ilişkin yaratıcı fikirler geliştirmeleri, ailelerin bir araya gelmesinin oldukça yararlı olduğunu göstermektedir.

KSDP, üstün yetenekli çocuklarda görülebilecek olan depresyon, kaygı bozuklukları gibi durumlarda, bunun yanında motivasyon düşüklüğü, konsatrasyon sorunu ve dikkat dağınıklığı gibi hafif düzeyde seyreden sorunlarda hem çocuk için hem de aile için danışmada uygulanabilir.

ÜZ çocuklar, normallerden farklı gelişim gösterebilirler. Hatta bazı alanlarda uyumlu olmayan (asenkron) gelişime de rastlanmaktadır. Bu durum hem kendilerinde hem de ailelerinde zorlanılan bir duruma doğru gidebilir. Erken ergenlik, yetenek alanının keşfi ve uyumu, okul değiştirme, yazmaya ilişkin kaygı, evdeki anne-baba rollerinin uygunsuzluğu, olumsuz mükemmeliyetçilik, iletişim problemleri, yalnızlık, mutluluğun yanlış anlaşılması, yalnızlık, boşanmış aileler, üstün yeteneğe eşlik eden özel gereksinimi durumu (öğrenme güçlüğü, DEHB gibi) ile baş etme, motivasyon düzenlemede zorluk, stres ve stres ile başa çıkma gibi sayılabilecek bir sorunla karşı karşıya kalabilecek olan ÜZ çocuğu olan ailelerin eğitimleri ve bu konularda danışma süreçlerinin şekillenmesinde KSDP’nin ana eksende tercih edilebileceğine yönelik fikrim daha da güçlenmektedir. Benim için en önemli şey, üstün yetenekli çocukların ve ailelerinin çocuklarındaki farklılıklara karşı yaşayabilecekleri sorunlarla mücadele edebilme becerisini geliştirmektir. Umarım buna ülkemizde önemli katkılar sunarım.

Makalenin tamamını okumak için tıklayınız.

Doç. Dr. Hasan Said TORTOP

Üstün/Özel Yetenekliler Uzmanı

Hasan Said TORTOPhttps://yetenekvegitim.com
Doç.Dr. Hasan Said TORTOP kimdir Hasan Said TORTOP, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını bilim eğitimi üzerine yapmıştır. Akademisyenliğe geçişi (2012) öncesi Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda fen bilimleri öğretmeni olarak çalışmıştır. Bunun son üç senesi üstün/özel yetenekli öğrencilerin eğitim gördüğü Bilim ve Sanat Merkezlerinde olmuştur.2012 yılında akademisyenliğe Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (Zonguldak) başlamıştır. 2013 yılında Üstün Zekâlılar Eğitimi alanında Türkiye’deki ikinci dergiyi “Üstün Yetenekliler Eğitimi Araştırmaları Dergisi (UYAD) kurmuş ve editörlüğünü 2017 yılına kadar yapmıştır. Bunun yanında 2013 yılında Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi (dergipark.gov.tr/jgedc) ve Üstün Yetenekli Genç Bilim İnsanları Eğitimi Dergisi (JEGYS) (dergipark.gov.tr/jegys) dergilerini kurmuş ve halen editörlüklerini yapmaktadır. Bu dergilerden JEGYS uluslararası bir dergi olup ingilizce olarak yayınlanmaktadır. 2013 tarihinde özel yetenekli çocukların eğitimi için Özel Eğitim Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni kurmuştur. Bu merkez bünyesinde Türkiye’deki özgün iki programdan biri olan Üstün Yetenekliler Üniversite Köprüsü Eğitim Programı (ÜYÜKEP) Modeli’ni hayata geçirmiştir. Halen İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Özel Eğitim Bölümü Öz Yetenekliler Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı olarak çalışmaktadır. “Üstün Zekâlılar Eğitimde Farklılaştırılmış Öğretim Müfredat Farklılaştırma Modelleri”, “Üstün Yetenekliler Üniversite Köprüsü Eğitim Programı ÜYÜKEP Modeli” ve “Bilgin ve İlgin Bilimsel Araştırma Projesi Yapıyor” adlı kitapları yayınlanmıştır. Bu zamana kadar 40 a yakın ulusal ve uluslararası makalesi yayınlanmış, 10 a yakın proje yürütücülüğü yapmıştır. Çalışma alanları; üstün/özel yetenekliler eğitimi, farklılaştırılmış öğretim, bilim eğitimi şeklindedir. Projeler Zonguldak Jeobilim Okulu – TÜBİTAK Projesi - Yürütücü Batı Karadeniz Proje Fikrini Arıyor - TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yeteneklilerin Eğitiminde Çağdaş Yaklaşımlar-Proje Danışmanlık Eğitimi- TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yeteneklilerin Eğitiminde Çağdaş Yaklaşımlar - TÜBİTAK Projesi- Yürütücü Üstün Yetenekli Öğrencilere Yönelik Fen ve Mühendislik Uygulamaları (STEM) Eğitimi- TÜBİTAK Projesi- Yürütücü İdari Görevler Bülent Ecevit Üniversitesi Özel Eğitim Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü (2012- 2017) Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölüm Başkanı (2015- 2017) İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı (2017 halen) Editörlük Üstün Yetenekliler Eğitimi Araştırmaları Dergisi (Journal of Gifted Education Research) web sitesi: www.uyad.beun.edu.tr – Kurucu ve Editör (2013 - 2017) www.uyad.beun.edu.tr Journal for the Education of Gifted Young Scientists. Web sitesi: www.jegys.org – Kurucu ve Editör (2013- Halen) www.jegys.org Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi Web sitesi: www.jgedc.org – Kurucu ve Editör (2014- Halen) www.jgedc.org Yükseköğretim ve Bilim Dergisi Web sitesi: www.higheredu-sci.beun.edu.tr Yardımcı Editör (2012- 2017) Ödüller Bülent Ecevit Üniversite Bilim ve Hizmet Ödülleri (2013). Sosyal Bilimler Alanında En Çok Yayın Yapan Akademisyen Ödülü (ikincilik). Makaleler Üstün Yetenekliler Eğitimi 6 Yabancı 24 Ulusal makale Kitaplar Üstün yetenekliler üniversite köprüsü eğitim programı ÜYÜKEP Model. Üstün zekâlılar eğitiminde farklılaştırılmış öğretim müfredat farklılaştırma modelleri Bilgin ve İlgin Bilimsel Araştırma Projesi Hazırlıyor Yaratıcı Anneye Sihirli Notlar Geleceğin Bilimi Genetik (Tematik Ünite) Bilişsel Alan Yeteneği Boyama ve Etkinlik Kitabı Temel Kodlama Becerileri Eğitimler 11-15 Aralık 2017 MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü- Özel Yetenekli Öğrenciler Eğitici Eğitimi ve Program Geliştirme Çalıştayı- 130 BİLSEM öğretmenine Farklılaştırılmış Öğretim Tasarımı Hazırlama Eğitimi- Değişik Kurumlarda yaklaşık 1000 Öğretmene www.farklilastirilmisogretim.com Etimesgut İlçe MEM- Üstün Yetenekliler Eğitimci Eğitimi STEM Eğitimi Yetenek Geliştiren Aile Eğitimi Danışmanlıklar Türkiye’deki farklı kolejlere Seminerler TEVİTÖL - FMV Işık Okulları Küçük Prens Okulları TV Programları Zonguldak Yerel TV EGTYayin ÜLKE TV E-mail: hasantortop@aydin.edu.tr Telefon: 0505 3835795 Danışmanlık Almak İçin: https://gencbilgegitimdanismanlik.com/randevu/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Eğitimde Disiplinler Arası İlişkilendirme Neden Olmalıdır?

Eğitimde bir insanı tam anlamıyla yetiştirmeyi amaç ediniriz. Öğrenciye Matematik-Türkçe-İngilizce-Beden Eğitimi-Görsel Sanatlar-Müzik vs. bir sürü ders verilmekte. Bu okulların özellikle özel okulların kendi içerisinde uyguladıkları...