Yeni Kardeşe Alışma Süreci Ve Kardeş Kıskançlığı

Çocukların dünyasındaki en önemli insanlar onlara bakan yetişkinler olmasına rağmen, çocukluk döneminde kardeşleri ve oyun arkadaşlarıyla olan ilişkileri de bir o kadar önemli olmaktadır. Kardeşlik bağı insanların çoğu için yaşamlarındaki en uzun süreli ilişkidir. Kardeşlik ilişkileri basit gibi görünse de bu ilişki onların gelişimlerini etkilemektedir. Bazı kardeşler çok iyi anlaşırlarken bazıları birbirine çok zıt davranabilmektedir. Aynı ailede büyüyüp aynı anne babanın genlerini paylaşmalarına rağmen kardeşlerden biri diğerine göre şaşılacak derecede farklı olabilmektedir. Kardeşler arasındaki ilişkide farklılıkları, kardeş ilişkisinin önemini ve bu ilişkide ailenin rolünü anlayabilmek için öncelikle kardeş ilişkilerinin doğasını ve etkileşimin nasıl olduğunu anlamak gerekir.

Dunn (1992)*’a göre bu ilişki, çocuklara kendilerini ve kendileri dışındaki diğer bireyleri tanımaları için eşsiz olanaklar sunmakta ve çocukların kendi kişilik özelliklerinin oluşmasını sağlamaktadır. Çocuklar kendilerini kardeşleriyle kıyaslayarak sahip oldukları yetenekler ve değerler hakkında fikir sahibi olmaktadırlar.

Bu haftaki yazıda sizlere çocuğunuz kardeşi olacağı fikrine nasıl alışabilir, bu süreçte karşılaşacağı zorluklara nasıl destek olabilirsiniz, hangi yaş gruplarında neler yapılabilir , gibi pek çok konuya değineceğim ve bazı önerilerde bulunacağım.

Çocuğuma kardeşi olacağını nasıl anlatabilirim?

Bu süreçte ilk önce ebeveynler olarak sizlerin kabullenmeniz gereken unsurlar var. “İki çocuğu da aynı eşitlikte ve özende davranabilecek miyim?” Soru bu şekilde sorulduğunda cevaplar “Tabii ki. Asla ayrım yapmayız.” Olacaktır. Ancak Hep karşılaştığımız ve doğru bilinen bir yanlış ile karşı karşıyayız. KARDEŞİN OLACAK VE SEN ONUN ABLASI/AĞABEYİ OLARAK ONA YARDIMCI OLMALISIN. Bu cümle çocuk için bir hayli zor karşılanabiliyor. Nasıl yani? Yeni biri gelecek ve ben sürekli ona yardım mı edeceğim? Peki ya ben ? Bana kim yardım edecek? Gibi sorular ile bir kargaşanın içinde buluveriyor çocuk kendini.

Burada ilk söylemeniz gerekenler çocuğunuzun yaşına uygun olarak, “Sen, annen ve baban olarak bizler çok güzel bir aileyiz. Önceden baba ve anne iken sonra sen geldin ve baba anne ve içinde senin de var olduğun bir aile olduk. Şimdi ailemize bizim çok istediğimiz ve senin gibi çok sevdiğimiz biri katılacak. Henüz çok küçük olacak ama biraz büyüdükçe sana arkadaş olacak. Seninle vakit geçirecek ve birlikte harika oyunlar oynayabileceksiniz. Hepimiz yeni gelecek kardeşinle de birlikte birbirimizi koruyacak ve çok seveceğiz. Seni her zaman çok seviyoruz ve bunu söylemekten de hiç vazgeçmeyeceğiz.”

Bu sözleri çocuğunuza verdiğiniz gibi kendinize de vermelisiniz ki , gerçekle iç içe ve huzurlu bir ortamın zeminlerini hazırlayabilesiniz. Bu vb. sözlerle sadece çocuğa yüklenen sorumluluklar olmadığı için çocukta korku ve isteksizlik durumu çok daha az ortaya çıkacaktır.

Yaş grubu neyi değiştirir?

Henüz kendi benliğini kabul etmeye ve dünyada var olduğunu kabul ettirmeye çalıştığı bir dönemde kardeşe sahip olması ilerleyen yaşlara oranla bazı durumlarda daha zor bazı durumlarda daha kolay atlatılabilir. Özellikle 2,5-3 yaş arasındaki çocuklar –ki bazen 4 de olabilir- kardeşi olması durumuna her zaman olumlu geri dönütler vermeyebilir. Kendisini kabul ettirmeye çalıştığı bir dönemde yeni bir kardeşin gelmesi, alt ıslatma, parmak emme vs. gibi birçok regresyona neden olabilir.

Yaş grubu büyüdükçe çocuğun kabullenme süreci de kolaylaşmaktadır. Soyut işlemler dönemine geçmiş bir çocukta yani ilkokula başlamış bir çocuk için ideal bir durumdur kardeşin olması. Çünkü sorumluluk almak ve sevgi saygı gibi soyut kavramları algılayabilir ve desteğinizle birlikte bu durumların üstesinden gelebilir.

Kardeşi oldu. Ama ona zarar vermeye çalışıyor. Neden olabilir?

Çocuklarla iç içe olduğunuz ortamları incelediğinizde ilginin kendinden kaydığını hisseden çocuk ilgi çekmek için daha önce hiç yapmadığı şeyleri yapmaya başlamaktadır. Koltuğun üzerinde zıplamayı dener ve bütün ilgi olumsuz da olsa ona yönelir ve keşfeder ki “ilgi çekmek için yanlış şeyler de yapılabilir.”

Kardeşi olan çocukların yaşadığı en büyük zorluk da tam olarak budur: “Alıştıkları ilginin bir anda çok çok azalması”. Bebekli bir ailenin girdiği ortamda ilk odak noktası bebek olur ve büyük çocuk kendisini belli etmezse uzun bir süre ilgi odağı bebek olmaya devam eder. Böylesi bir durumda çocuk içinde görmezden gelinme, önemsenmeme ve üzüntü gibi duygular hissetmeye başlar. Şöyle bir örnek verecek olursak : Aynı anaokuluna devam eden biri 5 diğeri 3 yaşında iki çocuk. Sabah okul girişinde öğretmenleri tarafından karşılanıyorlar ve ismi ilk söylenen 3 yaşındaki çocuk oluyor. Bu gözlemler sırasında her sabah öğretmenlerin ilk olarak küçük kardeşi selamladığı gözlemleniyor ve küçük çocuğun okula daha özgüven içerisinde ve büyük çocuğun ise daha çekingen girdiği ortaya çıkıyor.

Yani çocuğunuz aslında kardeşine zarar vermek istemiyor. Kardeşine zarar verdiğinde yine eskisi gibi bütün ilgi ona döndüğü için bunu kendine bir çözüm yolu olarak ortaya çıkarmış oluyor.

Ne yapmalıyız?

Çocuğunuzla günü içerisinde yaptığınız her şeyi gözden geçirmelisiniz. Okula gidiyorsa mutlaka ve mutlaka okula gidiş gelişlerde kardeşi olmadan önce ne yapıyorsanız bunlara devam etmelisiniz. Kahvaltı ailecek yapılıyorsa , önceki gece çok da uykusuz kalmış olsanız bile yine o kahvaltıyı birlikte yapmalısınız. Çocuğunuzla kardeşi olmadan önce her hafta bir yerlere gidiyorsanız kardeşi olduktan sonra da mutlaka bunlara devam etmelisiniz. Yani çocuğunuzla ilgili rutin haline gelmiş ve alışmış olduğu şeyleri bir anda değiştirmemelisiniz.

İkinci bir nokta ise eğer ki kardeşi o an için ilgilenmeye ihtiyaç duyuyorsa büyük kardeşin de onunla ilgili sorumluluk almasına izin vermelisiniz. Onun bezini değiştirirken sizin yanınızda olsun, onunla konuşun iletişim kurun. Bebeğinizi emzirirken ona da aynı zamanda bir şeyler anlatın ya da kendi başına bir yerde oyun oynuyorsa ona bir şeyler sorun. Sizden ve bebekten uzakta olması her zaman onu kıskanmadığı ya da işlerinde yolunda gittiği anlamına gelmez. Bu durumu içselleştirerek içine kapanık bir hal almış da olabilir.

Yeni doğacak bebek için bir oda hazırlanıyorsa , içerisindeki her şey de haliyle yeni olacaktır. Büyük kardeş de bu yenilikler içerisinde olmak isteyeceğinden varsa odasında bazı değişiklikler yapılması yerinde olacaktır. Dinlemiş olduğum bir örnek ile bu yazıyı sonlandırmak istiyorum: “Üniversitedeki sınıf arkadaşlarımdan biri kardeşlik ilişkileri ile ilgili bir derste şöyle bir anısından bahsetti; Kardeşi olacağını 6 yaşları civarında öğrenmiş ve o süreçte yeni birinin gelmesi ihtimali onu çok korkutuyormuş, Annesi tabi bu süreçte onunla konuşmuş ve bebekle ilgili birçok şeyi birlikte yapabileceklerini anlatmış. Doğum günü gelmiş çatmış. Evde büyük ebeveynlerden biriyle beklerken kapı çalmış ve minik kardeşi annesinin kucağında, minik kardeşinin kucağında da bir oyuncak bebek ile içeri girmişler. Annesi bu  oyuncak bebeğin kardeşinin bir hediyesi olduğunu ve onu çok sevdiği için getirdiğini söylemiş.” Buradaki örneğin eğrilerini ve doğrularını sizlere bırakıyorum.

Çocuklarımıza ve isteklerine saygı duyduğumuz bir yaşam diliyorum.

Uzm. Çocuk Gelişimci Sena ALPSOY

Kaynaklar

  • Dunn, J. (1992). Sisters and Brothers : Current Issues in Developmental Research” (Ed. Dunn, J. ve Boer, F.) Children’s Sibling Relationships: Developmental and Clinical Issues. Hillsade, NJ.: Lawrence Erlbaum Associates Publishers

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Popüler Yazılarımız

Eğitimde Web 2.0 Kullanımı: Öğretmenler Z Kuşağına Karşı

İnsanların zaman ve mekândan bağımsız olarak iletişim halinde olmaları, hiçbir zaman günümüzdeki kadar kolay olmamıştır. Bu kolaylık, internetin insanların günlük hayatına bu düzeyde girmesiyle birlikte...
- Advertisment -